İşgal rejiminin hiç bağlı kalmadığı ateşkes anlaşması 6 ayını tamamladı

Gazze İnsan Hakları Merkezi, işgal rejiminin 6 ay boyunca Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasını sistematik ve sürekli biçimde aşındırmak için çalıştığını, bunun da anlaşmayı pratik içeriğinden yoksun bırakarak sivillere koruma sağlamayan ve yaşamın asgari gereklerini dahi güvence altına almayan biçimsel bir çerçeveye dönüştürdüğünü söyledi.

Merkez, anlaşmanın 6 ayını doldurması münasebetiyle yaptığı açıklamada, sahadaki ekibinin işgal ihlallerinin sistematik biçimde sürdüğünü belgelediğini; bunun gerek doğrudan askeri saldırılar ve hava bombardımanları yoluyla, gerekse Gazze’deki insani felaketi derinleştiren engelleyici politikalar aracılığıyla gerçekleştiğini belirtti.

Açıklamada, anlaşmanın başlamasından bu yana 205’i çocuk, 86’sı kadın ve 21’i yaşlı olmak üzere 743 Filistinlinin şehit edildiğini; ayrıca 2 bin 36 kişinin yaralandığının belgelendiği ifade edildi. Süregelen ateş açma, bombardıman, kara işgali girişi ve evlerin havaya uçurulması olaylarıyla birlikte günlük ortalama ihlal sayısının 13,1’e ulaştığı kaydedildi.

Merkez, işgal rejiminin üzerinde anlaşmaya varılan geri çekilme hatlarına uymadığını, “sarı hat” da dahil olmak üzere anlaşma kapsamı dışında kalan yaklaşık 34 kilometrekarelik alan üzerinde ateş gücüyle fiili kontrolünü sürdürdüğünü bildirdi. Bunun vatandaşların hareketini kısıtladığı, hayatlarını tehlikeye attığı ve tarım arazileri ile geçim kaynaklarına güvenli erişimi engellediği vurgulandı.

İşgal rejiminin 6 ay içinde sarı hattın kapsamını en az 10 kat genişlettiği, böylece Gazze Şeridi’nin yüzde 54’ünden fazlası üzerinde fiili konuşlanma yoluyla kontrol sağladığı ifade edildi.

Merkez, işgal rejiminin bu bölgelerde yıkım ve patlatma faaliyetlerini sürdürdüğünü, askeri noktalar kurduğunu ve onun tarafından desteklenen işgalci siyonistlerin bu alanlarda konuşlanmasına imkân tanıdığını, bu işgalci siyonistlerin de söz konusu bölge dışındaki Filistinli sivillere ve mülklerine yönelik saldırı ve ihlaller için buraları çıkış noktası olarak kullandığını belirtti.

İnsani boyuta ilişkin olarak Merkez, işgal rejiminin özellikle yardımların girişine dair insani protokolü ihlal etmeyi sürdürdüğünü söyledi. Anlaşmanın günlük 600 tır girişini öngördüğü, ancak fiili olarak giren miktarın bu sayının yüzde 39’unu aşmadığı belirtildi. Yakıt girişinde de gerekli miktarın yalnızca yüzde 14,9’una ulaşılabildiği, bunun başta elektrik, su ve kanalizasyon olmak üzere temel hizmetlerin aksamasına yol açtığı ve insani krizi daha da derinleştirdiği ifade edildi.

Bu bağlamda Merkez, Barış Konseyi Yüksek Koordinatörü Nikolay Mladenov’un perşembe günü 602 tırın giriş yaptığını söylediği yanıltıcı açıklamalarına sert tepki gösterdi.

Gazze İnsan Hakları Merkezi ayrıca işgal rejiminin Refah Sınır Kapısı’ndaki çalışmaları aksatmayı sürdürdüğünü ve özellikle hastalar ile yaralılar başta olmak üzere yolcuların hareketi üzerinde keyfi kısıtlamalar uyguladığını belirtti. Verilere göre yolcu geçişinin kolaylaştırılmasına dair taahhütlere uyum oranı yüzde 25’i aşmadı. Sınır kapısının fiilen kapalı tutulduğu, tahliye ve tedavi işlemlerinin engellendiği, bunun da sağlık ve yaşam hakkının açık ihlali olduğu vurgulandı.

Merkez, tıbbi malzeme eksikliği, gerekli ekipman ve araçların girişinin engellenmesi ve yaralı sayısının doğurduğu büyük baskı nedeniyle sağlık sektörünün hızla çöktüğünü bildirdi. Aynı zamanda işgal güçlerinin evleri ve tesisleri yıkmayı sürdürdüğü, yeniden inşa çabalarını engellediği ve bunun için gerekli malzemelerin girişine izin vermediği ifade edildi.

Ayrıca işgal rejiminin yerel ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını engellediği, bunlardan bazılarının kayıt altına alınmasını engellediği ve yetkileri sınırlı olmasına rağmen Gazze’nin işlerini yürütmekle görevlendirilen idari komitenin çalışmalarını aksattığı belirtildi. Bunun, insani müdahaleyi organize etmeye ya da hayatı normale döndürmeye yönelik her türlü çabayı baltaladığı kaydedildi.

Gazze İnsan Hakları Merkezi, biriken bu işgal rejimi ihlallerinin ateşkes anlaşmasının ve uluslararası insancıl hukuk hükümlerinin ağır biçimde ihlali anlamına geldiğini, ayrıca işgal rejiminin taahhütlerine uyma yönünde irade göstermediğinin açık kanıtı olduğunu vurguladı.

Bu nedenle merkez, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler’i ve anlaşmanın garantörü olan tarafları hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye, bu ihlalleri durdurmak için acil ve etkili adımlar atmaya, yardımların yeterli biçimde girişini sağlamaya, Gazze üzerindeki engellemeleri kaldırmaya ve siviller için uluslararası koruma sağlamaya çağırdı.

Merkez ayrıca belgelenen ihlallere ilişkin bağımsız soruşturmalar açılmasını, sorumluların hesap vermesini ve Filistinli insanın onurunu ve temel haklarını güvence altına alacak şekilde ateşkes anlaşmasının ciddi biçimde uygulanması için çalışılmasını talep etti. (İLKHA)