Slovenya’nın kamu yayıncısı RTV, yarışmayı yayınlamak yerine Filistin temalı film ve belgesellerden oluşan özel bir seçkiyi izleyiciyle buluşturacağını açıkladı. Kurumun yöneticisi Ksenija Horvat, bu kararın yalnızca bir yayın politikası değil, aynı zamanda insani bir duruş olduğunu vurguladı. Yayın akışında yer alacak "Voices of Palestine" serisinin, Filistin halkının yaşadığı insani dramı görünür kılmayı amaçladığı belirtildi.
Benzer şekilde İspanya’nın RTVE kanalı da yarışmayı yayınlamama kararını yineleyerek, ülkenin 1961’den bu yana ilk kez Eurovision ekranlarından çekileceğini duyurdu. İrlanda’nın kamu yayıncısı RTÉ ise hem yarışmaya katılmayacağını hem de yayını gerçekleştirmeyeceğini daha önce ilan etmişti.
Bu kararların temelinde, European Broadcasting Union tarafından işgalci siyonist rejimin yarışmaya dahil edilmesi yatıyor. Eleştirmenler, Gazze’deki katliam sürerken bu kararın çifte standart oluşturduğunu ve Eurovision’un tarafsızlık iddiasını zedelediğini ifade ediyor. Nitekim geçmişte Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle yarışmadan men edilmesi, mevcut kararlarla kıyaslandığında organizasyonun tutarlılığına yönelik soru işaretlerini artırdı.
Slovenya Başbakanı Robert Golob da işgalci siyonist rejime yönelik eleştirileriyle biliniyor. Hükümetin daha önce Batı Şeria’daki yerleşim ürünlerine ithalat yasağı getirmesi, ülkenin bu konudaki politik duruşunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Organizasyon bu yıl "United by Music" (Müzikle Birlik) sloganıyla düzenlenecek olsa da, artan boykotlar ve tepkiler bu söylemin inandırıcılığını tartışmaya açtı. Eleştirmenler, Eurovision’un müziği siyasetten ayırma iddiasının pratikte karşılık bulmadığını, aksine belirli aktörlere ayrıcalık tanındığını savunuyor.
12-16 Mayıs tarihlerinde Viyana’da gerçekleşmesi planlanan yarışma öncesinde yaşanan bu gelişmeler, Eurovision’un tarihindeki en büyük meşruiyet krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğu yorumlarına neden oldu. (İLKHA)