İngiliz basınına yansıyan haberlere göre Davis’in, Trump yönetiminin Ukrayna’ya verdiği sınırlı destekten rahatsız olduğu ve özellikle Rusya ile yürütülen ateşkes girişimlerinin sonuçsuz kalmasından dolayı hayal kırıklığı yaşadığı ifade edildi. Washington’un arabuluculuğunda başlatılan ateşkes çabalarının son dönemde durma noktasına gelmesi, eleştirileri daha da artırdı.
Trump’ın Kiev yönetimine, Rusya ile anlaşma sağlanması için toprak tavizi vermesi yönünde baskı yaptığı iddiaları da tartışmaları derinleştirdi. Ancak söz konusu yaklaşımın savaşın sona erdirilmesinde somut bir ilerleme sağlamadığı ve diplomatik sürecin tıkandığı belirtiliyor. ABD yönetiminin son dönemde odağını İran İslam Cumhuriyeti’ne kaydırması da Ukrayna dosyasının geri planda kaldığı yorumlarına yol açtı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott ise Davis’in ayrılığıyla Trump arasında görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek, deneyimli diplomatın görev süresi boyunca Trump’ın politikalarını uygulamaya devam edeceğini savundu.
Öte yandan, Davis’ten önce Kiev’de görev yapan eski büyükelçi Bridget Brink de Trump yönetiminin Rusya’ya karşı yatıştırıcı bir tutum benimsediğini ve Ukrayna üzerinde baskı kurduğunu söyleyerek benzer eleştirilerde bulunmuştu.
Ocak 2025’te göreve başlayan Trump’ın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ilişkin söylemleri ve Ukrayna yönetimini suçlayan açıklamaları da Washington-Kiev hattındaki ilişkilerin seyrini zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. (İLKHA)