Psikolojik Danışman Aydoğan: Sınavda başarılı olan öğrenci, hedeflerini doğru belirleyebilen öğrencidir

Psikolojik Danışman ve Rehberlik Hocası Abidin Aydoğan, YKS’ye hazırlanan öğrenciler için son sürecin büyük önem taşıdığını belirterek, doğru planlama, deneme çözümü ve kaygı yönetimine dikkat çekti.

20 Haziran'da Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da ise Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) yapılacak.

İLKHA'ya konuşan Psikolojik Danışman ve Rehberlik Hocası Abidin Aydoğan,Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) haftalar kala öğrenciler için en kritik döneme girildiğini belirterek konuların büyük ölçüde tamamlanmış olması ve deneme süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Bu süreçte öğrencilerin kaygılanmaması gerektiğini söyleyen Aydoğan, süreci iyi değerlendirebilen öğrencilerin yüzde doksanı başarı kaydettiğini belirtti.

"Bu saatten sonra 'Ben ne yapabilirim' telaşına girmemek, kaygılanmamak lazım"

Son süreçte öğrencilerin kaygıya kapılmaması gerektiğini belirten Aydoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Malum olduğu üzere 2026 YKS sınavına sadece 50 günlük gibi bir süre kaldı. Bu son süreçte neler yapabiliriz? Son adımda nasıl bir departman, nasıl bir koşu, nasıl bir maratonda hareket edebiliriz? Bu bizim için önemli. TYT'nin zaten yüzde 100'ü bitmişti, AYT'de de şu anda yüzde 90'ı bitti. Yüzde 90'dan sonra artık genel tekrarlar ve sık soru çözümü. Soru çözümünden sonra seri denemeler başlayacak. Zaten son 30 günde her gün ya da gün aşırı bir denemeye girilmesi lazım. O gün çözülen denemenin analizini yapıp yapılamayan sorular üzerinden açığı kapatmamız lazım. Bu saatten sonra korkulmaması gereken şey 'Ben ne yapabilirim?' telaşına girmemek, kaygılanmamak lazım. Çünkü şu ana kadar ne yapılmışsa elden gelen yapılmış, artık önümüze bakmamız lazım. Bu süreci iyi değerlendirmek lazım. Bu süreci iyi değerlendiren öğrencilerin yüzde doksanı başarıya ulaşıyor. Bugüne kadar bir birikim içinde gelinmişse bunun üzerine ekleme yapıp bu şekilde ilerleme kaydedilmelidir."

"TYT'de sadece bilgi yetmiyor, bilgiden ziyade pratiklik, hızlı hareket edebilme ve süreyi doğru kullanma becerisi gerekiyor"

Psikolojik Danışman ve Rehberlik Hocası Abidin Aydoğan

TYT'nin öğrencilerin en çok zorlandığı sınav olduğuna dikkat çeken Aydoğan "Bilindiği üzere 20 Haziran'da TYT, 21 Haziran'da AYT ve YDT sınavları yapılacak. TYT sınavı çok önemli bir sınav olup yüzde 40 etkisine rağmen çoğu öğrencinin en büyük sıkıntı yaşadığı sınavdır. Çünkü TYT'de sadece bilgi yetmiyor, bilgiden ziyade pratiklik, hızlı hareket edebilme ve süreyi doğru kullanma becerisi gerekiyor. 120 soru için verilen 165 dakikalık süre zarfında hem bilgisi olan hem de hızlı ve pratik düşünebilen, süreyi tam anlamıyla verimli kullanan öğrenciler başarılı olur. AYT'de ise zaman sıkıntısı yok, 3 saatlik bir süre var. Eşit ağırlıkta ya da sözel bölümde de 80 soru için yeterli zaman tanınıyor. Bu bölümlerde bilgisi olan öğrenci süreyi rahatlıkla tamamlıyor ama asıl önemli olan TYT'deki zamanı doğru kullanma ve süreyi verimli değerlendirme becerisidir. AYT'de sınav sonucunu yüzde 60 oranında etkilemektedir." dedi.

"Seri denemeleri iyi değerlendirip doğru bir motivasyonla sınava hazırlanmak lazım"

Aydoğan, deneme sınavlarının önemine değinerek "Son güncel bilgileri tekrar edip genel çalışmalar yapmak, ardından branş denemeleri ve testler çözmek gerekiyor. Genel tekrarlardan ziyade yapılabilecek konuların üzerine gidilmelidir. Hala tam olarak öğrenilemeyen, zor konular varsa bu saatten sonra onlarla hiç ilgilenmemek lazım. Çünkü onlar kafamızı karıştırır, zaman kaybettirir. Bu maratonda özellikle seri denemeler en büyük avantajdır. Bu seri denemeleri iyi değerlendirip, doğru bir motivasyonla sınava hazırlanmak lazım. Seri denemelerin avantajı her gün sanki gerçek YKS sınavına giriyormuşçasına hazırlanıp deneme çözmek, öğrencinin hem bedenini hem de zihnini bu tempoya alıştırır. Özellikle denemeleri sınavın başlama saatine yakın zamanlarda yapmak çok önemlidir. Böylece öğrenci, gerçek sınava giriyormuş gibi aynı ruh hali ve disiplinle hareket eder; bu da başarının kaçınılmaz olmasını sağlar." ifadelerini kullandı.

"Her anne baba çocuğunu en iyi tanıdığı için çocuğunun performansına ve başarısına göre gerçekçi hedefler belirlemelidir"

Velilere de çağrıda bulunan Aydoğan, beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini belirterek "Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da anne babaların çocukları üzerindeki beklenti ve başarı arasındaki dengeyi tutturabilmeleridir. Her anne baba çocuğunu en iyi tanıdığı için, çocuğunun performansına ve başarısına göre gerçekçi hedefler belirlemelidir. Şu anda 70 net yapan bir öğrenciden tıp fakültesi beklemek, bu saatten sonra biraz hayalden öteye gitmez. Onun için öğrencinin potansiyeline uygun beklentiler ve hedefler belirlemek gerekir. Bu durum öğrencinin üzerindeki kaygıyı, stresi ve baskıyı da azaltacaktır. Kişi elinden geleni yaptıktan sonra başarıyı getiren üç temel unsur var: Birincisi disiplinli çalışma, ikincisi planlı ve programlı ilerleme, üçüncüsü ise sabretmek. Sabretmek aslında en büyük etkendir. Sabretmek pasif bir şekilde beklemek değildir; sabretmek, çalışmaya karşı, isteksizliğe karşı, çevresel etkenlere karşı, dışarıdan gelen dikkat dağıtıcı unsurlara karşı bir direniş göstermektir." diye konuştu.

"En büyük cihat, Peygamber Efendimiz'in de belirttiği gibi kişinin kendi nefsiyle olan cihatdır"

Hedeflerini doğru belirleyebilen bir öğrencinin sınavda başarılı olma olasılığının yüksek olduğunu aktaran Aydoğan, şu ifadeleri kullandı:

"En önemlisi insanın kendi nefsine karşı sabredebilmesidir. Sınavda başarılı olan öğrenci, öncelikle kendini aşan, kendi sınırlarının ötesine geçebilen ve hedeflerini doğru belirleyebilen öğrencidir. En büyük cihat, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın da belirttiği gibi kişinin kendi nefsiyle olan cihatdır. Kendini yenebilen bir öğrenci, bütün bahaneleri de yenebilir. Sıcak havayı, telefonu, interneti, televizyonu, pikniğe gitmeyi, parkta vakit geçirme gibi istekleri kontrol altına alabilir. Onun için öğrenci önce kendini bu süreç için ikna edecek, ardından da çevresini bu doğrultuda yönlendirecektir. Bu motivasyonla hareket eden, hedefi ve istikameti belli, planı ve programı hazır olan bir öğrenci sabretmeyi de öğrenecek ve sonunda hedefine ulaşacaktır inşallah." (İLKHA)