HÜDAPAR Elazığ İl Başkanı Metin Suiçer, fabrikanın taşınmasına ilişkin sürecin belirsizliğini koruduğunu belirterek, Tadım köyünün şehir merkezine yaklaşık 15-20 kilometre mesafede olduğuna dikkat çekti.
Suiçer " Tadım Köyü, şehir merkezine yaklaşık 15-20 kilometre mesafededir. Böyle bir lokasyon, ‘Şehir dışına taşınıyor.’ yalanının devamıdır. Bugün Altınova’da nefes alamıyorsak, yarın aynı acıyı Tadım ve çevre mahallelerde yaşarız. Fabrika, şehrin hakim rüzgar yönlerinin tam tersinde, yerleşim alanlarından ve su havzalarından en az 80 kilometre uzaklıkta kurulmalıdır. Hammadde sahasına yakınlık bahanesiyle Elazığ halkını tekrar kirli havaya mahkum edemezsiniz." ifadelerini kullandı.
Hammadde ocakları için ıslah çağrısı
Açıklamada, fabrikanın hammadde temin ettiği bölgelerdeki ocakların durumuna da dikkat çekildi. Suiçer, Güllübağ ve çevresindeki maden sahalarında ıslah çalışmalarının yapılmadığını belirterek, 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmediğini belirtti. "Fabrikanın doğrudan hammadde temin ettiği bu ocaklarda ıslah yükümlülüğü neden yerine getirilmiyor? Islah edilmeyen her ocak, yeni taşınma sonrasında da aynı yöntemle kullanılmaya devam edecek. Yeni fabrika kurulmadan önce mevcut ocakların ıslah takvimi, maliyeti ve finansmanı açıklansın. Islah bir ön şart olacak mı?" diye sordu.
"Sürecin tüm aşamaları şeffaf olmalı"
HÜDAPAR, taşınma sürecine ilişkin kamuoyunun bilgilendirilmediğini belirterek bir dizi soru yöneltti.
"Yeni alan neresi? Tadım ya da şehre yakın herhangi bir nokta resmî teklifse bu Elazığ’a ihanettir. Bağımsız bilim kurulunun hazırladığı hava kirliliği yayılım modeli ve rüzgar gülü analizi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Taşınma maliyetini kim ödüyor? 2006’da 110 milyon dolara devredilen fabrika için verilen teşvik, vergi muafiyeti ve ucuz enerji desteklerinin toplamı nedir? Yeni taşınmada devletten firma için hangi kaynak aktarılacak, arsa tahsisi yapılacak mı?
Eski fabrika alanı halka ne kazandıracak? Boşalacak alanın yeşil alan, millet bahçesi ve sosyal donatı olarak değerlendirilmesi dışında her proje reddedilmelidir. İmar rantına bir metrekare bile verilmemelidir.
Çevre teknolojileri ve denetim: Yeni fabrika AB normlarında filtrelerle donatılacak mı? Gerçek zamanlı emisyon izleme sistemi kurulacak mı? Filtrelerin devre dışı bırakılması durumunda günlük cezai yaptırım ne olacak?
Şeffaflık mekanizması: Süreci izlemek üzere bağımsız bilim, mühendislik ve halk temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulacak mı? ÇED raporu ‘ticari sır’ gerekçesiyle gizlenecek mi?"
"Halk sağlığı öncelik olmalı"
Suiçer açıklamasının devamında "Fabrika sahipleri hammaddeye yakın olmak ister ama biz insanımızın sağlığının hammaddeye yakın olmasını isteriz. Tadım ya da şehre yakın hiçbir noktayı kabul etmiyoruz. 80 kilometre uzaklık, hammadde ocaklarının ıslahı, bağımsız denetim ve tam şeffaflık olmadan bu sürece onay vermemiz mümkün değil. Hazırladığımız raporu Cumhurbaşkanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve Sayıştay’a sunacağız. Gerektiğinde halkımızla birlikte şeffaflık nöbetinde buluşacağız. Bu kez söz değil, eylem ve hesap isteyeceğiz." dedi.
HÜDAPAR, süreci takip edeceğini, düzenli raporlar yayımlayacağını ve gerekli görülmesi halinde hukuki yollara başvuracağını da duyurdu. (İLKHA)