Kalibaf: Trump, İran'ı iç karışıklık çıkararak teslim olmaya zorluyor

İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı iç karışıklık ve deniz ablukası yoluyla teslim olmaya zorlamaya çalıştığını söyledi.

Kalibaf, halka hitaben yaptığı bir ses kaydında, ülkenin en önemli gündem maddeleri ve düşmanın İran halkını teslim olmaya zorlamak için yeni planı hakkında konuştu.

İran medyasına göre Kalibaf'ın öne çıkan açıklamaları şöyle:

"Düşman en başından beri, lider ve askeri komutanlara suikast düzenleyerek işi 3 günde bitirmek istiyordu ancak başarısız oldu.

Ardından ülkenin savunma sistemini çökertmeye yöneldi ancak zaman geçtikçe füzelerimizin ve insansız hava araçlarımızın hız kesmediğini gördü.

Daha sonra İran'ı Venezuelalaştırmaya çalıştı ve yine başarısız oldu. Ardından ülkenin batısındaki ayrılıkçıları harekete geçirmeye çalıştı, Allah'a şükür ve güvenlik güçlerimizin çabaları sayesinde bu da başarısız oldu.

Savaş boyunca güvenlik üslerimizi hedef alan aylarca süren planlamaların ardından Çarşamba gecesi  için bir darbe planı hazırladılar ancak İran halkı tek yürek olarak onlara büyük bir tokat indirdi.

Düşman, ülkeye yabancı güç sokmaya çalıştı ve bu planı İsfahan'da test etti ancak bu, Tebes 2 rezaletine dönüştü.

Bu planların her biri bir ülkeyi yıkabilirdi ancak İran milleti, Allah'ın lütfu sayesinde düşmanın bu planlarını tek tek bozguna uğratmayı başardı.

Bu başarı, toplumsal ve siyasi bir altyapıya sahipti ve onsuz hiçbir başarı elde edilemezdi; bu da halkın uyumlu ve aktif varlığıydı.

Ancak düşman yeni bir aşamaya girdi ve deniz ablukası, medyada yarattığı spekülasyon, ekonomik baskı ve ülke içinde karışıklık çıkararak bizi içten zayıflatmayı hatta çökertmeyi hedefliyor.

Trump, ülkeyi açıkça aşırılık yanlıları ve ılımlılar olarak ikiye ayırıyor ve ardından İran'ı ekonomik baskı ve iç anlaşmazlık yoluyla teslim olmaya zorlamak için deniz ablukasından bahsediyor.

Düşmanın yeni komplosuyla mücadelenin tek bir yolu var: Birliği korumak. En başından bugüne kadar birliği korumak, düşmanın tüm komplolarını boşa çıkarmıştır ve bugün düşmanın yeni planı göz önüne alındığında bu daha da önemlidir. Anlaşmazlık çıkarmaya yönelik her eylem, tamamen düşmanın yeni planı dahilindedir.

Sahada olan biri olarak İran milletine şunu söylemek isterim ki biz yetkililerin hepsi ülkenin liderinin emrine tabiyiz; O bizim veliyy-i emrimiz ve İmam Zaman'ın naibidir. Dünya ve ahiret mutluluğumuz O'nun emirlerine uymamızdadır.

Emin olun ki biz askeri ve siyasi yetkililer olarak işleri tam bir birlik içinde yürütüyoruz ve birlikteliğimizin merkezinde de Müslümanların Veliyy-i Emri'nin talimatları yer almaktadır.

İran halkını tanıdığım kadarıyla, bu halk Allah'ın lütfuyla düşmanın bu aldatıcı planını da bozguna uğratacak ve biz bu savaştan parlak bir zaferle çıkacağız ve şu ilahi vaade mazhar olacağız: 'Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.' (Saff Suresi, 13. ayet)" (İLKHA)