Diyarbakır'dan Sumud Filosu'na katılan Tekdemir: Gazze gündemden düşürülmemeli

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir, Küresel Sumud Filosu'nun Gazze ablukasını kırmayı amaçladığını belirterek, Gazze’deki insani krizin derinleştiğini, boykot bilincinin ise sürekli ve diri tutulması gerektiğini söyledi.  

Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı ve ablukayı kırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nun "2026 Bahar Misyonu" için hazırlıklar tamamlandı. Filo, 26 Nisan'da İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Augusta Limanı'ndan hareket etti.

İspanya'nın Barselona kentinden 12 Nisan'da yola çıkan tekneler 23 Nisan'da Sicilya’ya ulaştı. Tekne sayısı 65'e ulaşan filo, Augusta'daki yat limanından ayrılarak Akdeniz'e yelken açtı. Teknelerin direklerinde çok sayıda Filistin bayrağı da yer aldı.

Filoya Türkiye'den katılanlar arasında Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir de bulunuyor. Tekdemir, Yunanistan karasularında tekneden yaptığı açıklamada, Küresel Sumud Filosu'na katılma nedenlerini açıkladı.

Gazze ve dünyadaki tüm hak ihlallerine karşı acımasız düzene ve ülkelerin üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesine karşı sivil bir girişim olarak Küresel Sumud Filosu’na katıldıklarını belirten Ramazan Tekdemir, "Gazze hassasiyeti ve Gazze'de yaşananlar konusunda toplumun kendi içinde uyumunu güçlü bir şekilde oluşturduktan sonra, siyasetin imkanları ve araçlarıyla bu toplumsal uyumu daha uygun hale getirmek gerekiyor." dedi.

Gazze mücadelesine desteğin kurumsallaştırılması gerektiğini vurgulayan Tekdemir, "Aslında amacımız bir değişim talebini de içeriyor. Yani dünyada uluslararası hukukun işlevsiz hale geldiği, temel hak ve hürriyetlerin ayaklar altına alındığı, her türlü yargı mekanizmasının hiçe sayıldığı ve insanların can güvenliğinin yok sayıldığı bir düzende, Küresel Sumud Filosu buna itiraz etmekle birlikte yeni bir düzen arayışını da temsil ediyor. Bu da uluslararası hukuku ve temel hakları güvence altına alacak yeni bir dünya düzenini ima ediyor." ifadelerini kullandı.

Amaçları Gazze'deki normalleşmeye itiraz etmek olduğunu belirten Tekdemir, "Gazze'de yaşanan sistematik katliamlara ve kıtlığa karşı durmaktır. Gazze'de bir ateşkes bulunsa da bu ateşkes, insani felaketin giderek derinleşmesini engelleyememektedir. On binlerce sivil, sağlıklarını yeniden kazanabilecek tıbbi bakıma erişememektedir. Yüz binlerce çocuk ise sistematik olarak kısıtlanan yardımlar nedeniyle ya açlıkla ya da yetersiz beslenmeyle mücadele etmektedir." şeklinde konuştu.

Gazze halkına bu kadar acı yaşatan ve katliamlara neden olan sorumluların bugüne kadar hiçbir şekilde yargılanmadığını ve ceza almadığını belirten Tekdemir, şu ifadeleri kullandı:

"Bu cezasızlık bir norm haline gelmiş ve giderek başka ülke ve coğrafyalarda yeni hak ihlallerine zemin hazırlamıştır. Amacımız, bu sivil inisiyatifle birlikte ülkeleri harekete geçirmek, toplumları daha aktif hale getirmek ve kitlesel bir mobilizasyon oluşturmaktır. Biliyoruz ki hareketsizlik ve sessizlik, krizi derinleştirmekle kalmaz, yeni krizlere ve hak ihlallerine de neden olur. Dolayısıyla Gazze’de her gün tekrar eden katliamlar ve hak ihlalleri de bunu göstermektedir."

Tekdemir, "Biz, bu acımasız siyonist israile karşı itiraz etmek ve Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu deklare etmek, onlarla aynı dayanışma duygusu içinde bulunduğumuzu ifade etmek üzere Küresel Sumud Filosu'nda yer alıyoruz. İnşallah yolculuğumuzu Gazze'ye kadar sürdürerek oradaki ablukayı kaldırmak ve ağır kuşatmayı kırmak istiyoruz. Böylece kardeşlerimizle buluşup onların durumunu değiştirebilecek ve rahatlatabilecek yeni arayışlara da kapı aralamayı hedefliyoruz. Seferimizin amacı budur." diye belirtti.

Türkiye'deki vatandaşlara çağrıda bulunan Ramazan Tekdemir, Küresel Sumud Filosu'na destek verilmesini, Gazze'nin ise eylemler, etkinlikler, mitingler ve salon programlarıyla gündemde tutulması gerektiğini belirtti.

Tekdemir, "Siyonist rejimin amacı, sınırsız bir şekilde mazlumların sahip olduğu imkanlara el koymak ve onların canlarını ve mallarını alarak tüm imkanlardan mahrum bırakmaktır. Dolayısıyla onların amacı değişmediği sürece bizim boykot bilincimizin de değişmemesi gerekir. Ömür boyu boykot bilinciyle duruşumuzu canlı ve diri tutmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. (İLKHA)