Küba yönetimi, bu politikayı halkı temel ihtiyaçlardan mahrum bırakarak bir “sosyal patlama” yaratmayı amaçlayan kasıtlı bir strateji olarak nitelendirdi. ABD’nin Küba’yı terör listesinde tutmaya devam etmesinin uluslararası bankacılık işlemlerini imkânsız hale getirdiği ve bunun “ekonomik savaşın en ağır araçlarından biri” olduğu vurgulandı.
Son aylarda yaşanan büyük çaplı elektrik kesintileri ve altyapı sorunlarının sorumlusu olarak da ABD yaptırımları gösterildi. Küba yönetimi, yakıt ve yedek parça alımının engellenmesinin enerji krizini derinleştirdiğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise, Küba’nın dünyanın en büyük askeri, teknolojik ve ekonomik gücü için tehdit oluşturabileceği yönündeki suçlamaları “saçmalık” olarak nitelendirdi. Rodriguez, “Küba, yıllardır acımasız bir ekonomik savaşa maruz kaldı. Küba, başka ülkelere saldırmayan ve topraklarının başkalarına karşı kullanılmasına izin vermeyen barışçıl bir ülkedir. Bu kadar zayıf ve asılsız argümanlarla bahane üretilemez.” dedi.
Rodriguez, Küba’nın terörizm, uluslararası organize suç ve şiddete karşı sicilinin temiz olduğunu vurgulayarak, ABD’nin güvenlik ve savunma kurumlarının da bunu çok iyi bildiğini kaydetti. (İLKHA)