Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, siyonist rejimin uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırıyla yeniden dünya gündemine taşındı. Yüzlerce gönüllünün yer aldığı filo, sivil deniz girişimleri arasında en geniş katılımlı organizasyonlardan biri olarak dikkat çekiyor.
"2026 Bahar Misyonu" kapsamında organize edilen filo, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden yaklaşık 39 tekneyle hareket etti. Ardından İtalya'nın Sicilya Adası'nda yeni katılımlarla büyüyen konvoy, 26 Nisan'da yeniden Akdeniz'e açıldı. Filo organizatörleri, toplamda 50'yi aşkın teknenin Gazze istikametine doğru ilerlediğini belirtiyor.
Filoda farklı ülkelerden yüzlerce aktivist bulunuyor. Yardım yükleri arasında gıda, bebek maması, tıbbi malzemeler, hijyen ürünleri ve eğitim araçları yer alıyor. Organizasyon, yalnızca yardım ulaştırmayı değil, aynı zamanda Gazze'ye yönelik deniz ablukasını kırarak sivil bir koridor açmayı hedefliyor.
Filo bünyesinde, uluslararası çevre ve insani yardım kuruluşlarına ait gözlemci gemileri de yer alıyor. Bu durum, girişimin yalnızca sembolik değil aynı zamanda uluslararası sivil destek açısından da güçlü bir zemin oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Siyonist rejim ise saldırıyı, Gazze'ye yönelik deniz ablukasının "yasal" olduğu iddiasıyla savunuyor. İşgal basınına yansıyan açıklamalarda, filonun ablukayı kırma girişiminin "uluslararası hukuka aykırı" olduğu öne sürülüyor. Ancak bu iddialar, uluslararası kamuoyunda geniş çaplı tepkilere neden oluyor.
Küresel Sumud Filosu'nun önemi, daha önceki girişimlerle birlikte değerlendirildiğinde daha net ortaya çıkıyor. 2025 yılında gerçekleştirilen benzer bir misyonda siyonist rejim filoya uluslararası sularda saldırmış, çok sayıda aktivisti alıkoymuştu.
Daha da geriye gidildiğinde, 2010 yılında "Özgürlük Filosu"na düzenlenen ve Mavi Marmara gemisinde 10 Türkiye vatandaşının şehit olduğu saldırı, bu tür insani girişimlerin karşılaştığı sert saldırıların en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalarda yer alıyor.
Tüm bu gelişmelere rağmen, Gazze'ye yönelik sivil deniz konvoyları her seferinde yeniden organize edilerek yola çıkıyor. Küresel Sumud Filosu da bu zincirin son halkası olarak hem insani yardım taşıyan hem de ablukaya karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi amaçlayan bir direniş sembolü haline gelmiş durumda. (İLKHA)