Karma eğitimin tarihsel süreç içerisinde yaygınlaştığını ancak zorunlu hale gelmesinin 1973 yılında çıkarılan Milli Eğitim Temel Kanunu ile gerçekleştiğini belirten Kaya, 28 Şubat sürecinde ise bu uygulamanın daha katı şekilde hayata geçirildiğini ifade etti.
Zorunlu karma eğitimin demokratik bir yaklaşım olmadığını dile getiren Kaya, talebin bulunduğu yerlerde kız ve erkek okullarının yeniden açılabilmesi gerektiğini belirtti.
"Karma eğitimin zorunlu tutulmasına karşıyız"
Karma eğitimin uygulanmasına değil, zorunlu tutulmasına karşı olduklarını belirten Kaya, "Karma eğitimin tarihi sürecine baktığımız zaman Tevhid-i Tedrisat'la başlayan süreçte önce ilkokullarda, ardından ortaokullarda ve liselerde yaygınlaştığını görüyoruz. Ancak zorunlu hale gelmesi 1973 yılında çıkarılan Milli Eğitim Temel Kanunu ile oldu. O dönemde de bazı istisnalar vardı. Erkek liseleri ve kız liseleri eğitim vermeye devam ediyordu." dedi.
28 Şubat sürecinde bazı kız okullarının da zorunlu olarak karma eğitime geçirildiğini belirten Kaya, "İzmir'in köklü okullarından İzmir Kız Lisesi de bunlardan biriydi. Biz sendika olarak okulun ismindeki 'Kız Lisesi' ibaresinin kaldırılmasına karşı çıktık. Tarihi kimliğinin korunması gerektiğini savunduk. Bugün okulun tarihi ismi korunuyor ancak karma eğitim uygulaması devam ediyor." ifadelerini kullandı.
"Bazı veliler kız çocuklarını bu nedenle okula göndermiyor"
Zorunlu karma eğitimin bazı ailelerin çocuklarını okula göndermemesine neden olduğunu ifade eden Kaya, "Velilerden bu yönde talepler geliyor. İnanç ve değerlerinden dolayı kız çocuklarını karma eğitim nedeniyle okula göndermeyen aileler var. Bu durum özellikle kız çocuklarının okullaşmasının önünde bir engel oluşturuyor. Süreç içerisinde istisnalar bulunsa da hâlen ciddi bir baskının olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.
"İsteyen veli karma eğitimi, isteyen kız veya erkek okulunu tercih edebilmeli"
Eğitim Bir-Sen'in bu konudaki yaklaşımının yayımladıkları raporlarda da yer aldığını belirten Kaya, "Bizim yaklaşımımız nettir. Zorunlu karma eğitim doğru değildir. Bu zorunluluk kaldırılmalıdır. İsteyen veli çocuğunu karma okula göndersin, isteyen kız okulunu, isteyen de erkek okulunu tercih edebilsin. Halkın talebi olan yerlerde bu okullar açılabilmeli. Burada bir sıkıntı olmamalı." dedi.
Kaya, "Karma eğitimin tamamen kaldırılmasının pedagojik açıdan farklı sıkıntıları olabilir. Uygulamada da bunun kolay olmadığını düşünüyoruz. Bizim söylediğimiz, zorunluluğun kaldırılması ve tercih hakkının tanınmasıdır." ifadelerini kullandı.
"Dünyada bunun birçok örneği var"
Karma eğitim konusunda farklı görüşlerin ideolojik yaklaşımlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kaya, "Bu konunun tartışılmasını dahi istemeyen çevreler var. Oysa İngiltere'de, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve Asya'da kız ve erkek okulları olduğu gibi yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrenci kabul eden üniversiteler de bulunuyor. Dünyada bunun birçok örneği var. Bu nedenle farklı eğitim modellerinin uygulanabilmesi doğal karşılanmalıdır." dedi.
"Eğitim sistemi çağın ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalı"
Teknolojik gelişmelerin eğitim anlayışını değiştirdiğini belirten Kaya, "İçinde yaşadığımız yüzyılda eğitim zaten farklılaşıyor. Yapay zekâ, bilgiye ulaşma yöntemleri ve eğitim içerikleri sürekli değişiyor. Okul kavramı da yeniden tartışılması gereken bir noktaya geliyor. Eğitim sistemi çağın ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmalı. Bizim önerimiz karma eğitimin zorunlu olmaması, isteyenin karma eğitimi tercih edebilmesi, talebin olduğu yerlerde ise kız ve erkek okullarının açılabilmesidir. Pedagojik ve sosyolojik açıdan toplumun buna ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu. (İLKHA)