Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP), farklı ülkelerden yaklaşık 500 kişinin katılımıyla Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden yola çıkan ve Türkiye üzerinden Habur Sınır Kapısı’na ulaşan Filistin Konvoyu’nun Irak’a geçişine izin verilmediği gerekçesiyle basın açıklaması düzenledi.
Cuma namazının ardından Hacı Bayram Velî Camii’nde gerçekleştirilen açıklamada, İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekletildiği belirtilen konvoyun yolculuğunun önündeki engellerin kaldırılması ve geçişine izin verilmesi çağrısı yapıldı.
Zeynel Abidin Özkan’ın sunumuyla başlayan program, ANFİDAP Dönem Sözcüsü Alpaslan Aydar’ın açılış konuşmasıyla devam etti.
Programda, Filistin Konvoyu’nda yer alan aktivist Alpaslan Aslan da telefon bağlantısıyla katılımcılara hitap etti.
Basın açıklaması, ANFİDAP adına Ramazan Tunç tarafından okundu.
"İnsanî mesuliyetin sesi olmak için yola çıkan Filistin Konvoyu’nu selamlıyoruz"
20 farklı ülkeden, farklı inanç, dil ve dinlerden yaklaşık 500 kişinin yer aldığı Filistin Konvoyu’nun Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden hareket ettiği, Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan ve Türkiye üzerinden geçerek Habur Sınır Kapısı’ndan çıkış yaptığı belirten Tunç, "Ancak Irak’a girişte, İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekletilmekte ve geçişine izin verilmemektedir. Batı Şeria Gazze olmasın diyerek yola çıkan Filistin Konvoyu, Filistin’in özgürlüğü, işgalin sona ermesi, Gazze’de yaşanan katliam ve soykırımın durdurulması ve insani yardımların bir an önce Filistin halkına ulaştırılması amacıyla sivil aktivizmi esas alan barışcıl bir organizasyondur.
Uluslararası kurumların sorunun çözümünde yetersiz kaldığı, Filistin’de yaşanan tradejinin sessiz soykırıma dönüştüğü bu atmosferde: Barışçıl, sivil, siyasi tartışmalardan uzak ve çözüme odaklı bir söylemle Filistin'de yaşanan zulme karşı vicdanın, dayanışmanın ve insanî mesuliyetin sesi olmak için yola çıkan Filistin Konvoyu’nu selamlıyoruz." dedi.
"Akdeniz Korsanı israilin bu engellemenin de ilk elden sorumlusu olduğu açıktır"
Açıklamasının devamında Tunç, şunları aktardı: "Aynı barışçıl amaç ve yöntemlerle daha önce birçok kez yola çıkan aktivistleri uluslararası sularda engelleyen Akdeniz Korsanı israilin bu engellemenin de ilk elden sorumlusu olduğu açıktır. Şiddetten uzak sivil aktivizmi esas alan Filistin Konvoyu’nun israilin istihbarat raporunda öncelikli tehdit kapsamına alınmış olması sabotaj, manipülasyon, saldırı ve tehditlerin ve engellemelerin asıl adresini ortaya koyduğu kuşku götürmez bir gerçekliktir. Uluslararası hukukta suç kabul edilen ne varsa hemen hiçbirini boş geçmeden gerçekleştiren İsrail işgal rejimi bu topraklardaki tüm hukuksuzlukların en önemli aktörü haline geldiğini bir kez daha ilan ediyoruz."
"Irak makamlarının bu çağrıya insanlık adına sessiz kalmayacağını umuyoruz"
"Talep edilen şey bir imtiyaz değildir." diyen Tunç, "Talep edilen şey, sivil ve barışçıl bir girişimin hukuk içerisinde insanlık adına yoluna devam edebilmesidir. Filistin Konvoyu’nun karşılaştığı sorunun çözümü için Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve makamların süreci hassasiyetle takip ettiğine inanıyor, konvoyun önündeki engellerin kaldırılması adına daha aktif bir süreç takibinin gerekli olduğunu hatırlatıyoruz. Irak makamlarının bu çağrıya insanlık adına sessiz kalmayacağını umuyoruz. Ürdün makamlarının bu çağrıya insanlık adına sessiz kalmayacağını umuyoruz. Filistin Konvoyu’nun Irak ya da Ürdün sınır kapısında problem yaşamasını değil aksine destek olunmasını bekliyoruz.
Filistin halkının özgürlüğü, onuru ve yaşam hakkı için dünyanın farklı bölgelerinden insanların bir araya gelerek ortaya koyduğu bu dayanışmayı değerli buluyoruz. Filistin halkının yalnız olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz. Filistin Konvoyu’nun yolu açılmalı, yolculuğu güvence altına alınmalı ve insani dayanışmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve konvoyun geçişine izin verilmelidir." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)