Ortadoğu'da çatışma ve gerilim tırmanırken, küresel ticaretin en kritik deniz geçişlerinden Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında deniz taşımacılığı üzerindeki baskı artıyor.
Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen temel emtia taşıyan gemilerin sayısı cumartesi günü 5'e gerilerken, pazar günü herhangi bir geçiş kaydedilmedi. Geçen haftanın başında ise aynı güzergahtan 31 gemi geçmişti.
Reuters'ın aktardığı verilere göre deniz taşımacılığı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait 3 geminin geçen hafta Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradığını açıklamasının ardından neredeyse durma noktasına geldi.
Hürmüz'de gemi trafiği kritik seviyeye indi
Kpler verileri, cumartesi günü Hürmüz Boğazı'na giren gemiler arasında boş bir ham petrol tankerinin yanı sıra Hindistan bayraklı bir LNG tankerinin bulunduğunu gösterdi. Söz konusu LNG tankerinin İran güzergahı olarak bilinen rotayı kullandığı belirtildi.
Aynı gün küçük bir tanker ise İran akaryakıtı taşıyarak boğazdan çıktı.
Ancak gemi takip sistemlerinin kapatılması nedeniyle bazı geçişlerin kayıtlara yansımayabileceği belirtiliyor. Buna rağmen mevcut trafik, ABD ve siyonist rejimin İran'a yönelik savaşından önce Hürmüz Boğazı'ndan günlük geçen 130'dan fazla geminin oldukça altında bulunuyor.
Washington yönetimi ayrıca 14 Temmuz'da yeniden başlattığı İran'a yönelik deniz ablukasını süresiz olarak devam ettirebileceğini açıkladı.
İran: Hürmüz için Washington'ın şartlarımızı karşılaması gerekiyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cumartesi günü yerel basına yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının yeniden başlaması için Washington'ın Tahran'ın şartlarını karşılaması gerektiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı, enerji arzı açısından dünyanın en stratejik deniz geçişlerinden biri olarak öne çıkıyor. Savaş öncesinde dünya genelindeki ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatlarının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyordu.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 11'inin de bu stratejik güzergahla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Hürmüz'deki uzun süreli bir aksama, yalnızca bölgesel enerji piyasalarını değil dünya genelindeki petrol, doğal gaz ve navlun fiyatlarını da etkileyebilecek potansiyele sahip.
Babülmendep'te de trafik geriledi
Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı'nda da deniz trafiğinde düşüş yaşandı.
Kpler verilerine göre haftanın başında Babülmendep'ten 49 yük gemisi geçti. Bu sayı bir önceki hafta 55 olarak kaydedilmişti. Ayrıca Suudi Arabistan'a ait herhangi bir petrol sevkiyatı tespit edilmedi.
Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki gerilim ise temmuz ayının başından bu yana artıyor. Yemen'deki Husiler, saldırılarını Suudi Arabistan'la bağlantılı gemileri de kapsayacak şekilde genişlettiklerini açıklarken, Riyad yönetimi de deniz taşımacılığını tehdit etmek amacıyla kullanıldığını belirttiği Yemen'in batısındaki Hudeyde ilindeki Husilere ait mevzilere hava saldırıları düzenledi.
Suudi rejiminden deniz koalisyonu
Deniz yollarındaki tehditlerin artması üzerine Suudi rejimi, Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla savunma amaçlı bir deniz koalisyonu kurduğunu duyurdu.
Hürmüz ve Babülmendep'teki trafik verileri, bölgedeki askeri ve siyasi gerilimin artık doğrudan küresel deniz ticaretine yansımaya başladığını ortaya koyuyor. Özellikle Hürmüz'deki geçişlerin savaş öncesi seviyelerin çok altına inmesi, enerji arz güvenliği ve küresel tedarik zincirleri açısından yeni risklerin oluştuğuna işaret ediyor. (İLKHA)