Aile kurumunun toplumdaki önemine dikkat çeken Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, gençlerin evliliğe yönlendirilmesi konusunda mevcut uygulamaların yetersiz kaldığını belirterek, evlilik kararında yalnızca takvim yaşının değil, bireyin sosyal, duygusal ve ekonomik olgunluğunun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Günaydın, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, aileyi güçlendirmeye yönelik hukuki düzenlemelerin yanı sıra sosyal, ekonomik ve medyatik alanlarda da adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Aile kurumunun toplum ve devlet açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Günaydın, gençlerin evliliğini teşvik edecek uygulamaların artırılması gerektiğini ifade etti.
Psikolog Faruk Günaydın
"Aileyi sadece hukuki düzenlemelerle koruyamazsınız"
Aileye yönelik hukuki düzenlemelerde bazı tutarsızlıklar bulunduğunu savunan Günaydın "Bugün aileyi korumaktan söz ediyoruz; hatta 'aile yılı' ilan ediyoruz. Fakat aileyi düzenleyen bazı hukuki düzenlemelerde ciddi anlamda bir tutarsızlık olduğunu düşünüyorum. Bugün bir toplumu ve bir devleti ayakta tutan en önemli kurumların başında aile geliyor. Dolayısıyla devletimizin gençlerin evliliğini teşvik edeceği uygulamalara yer vermesi gerekiyor. Evet, bazı uygulamalar var; ancak bunlar gençlerin evliliğini teşvik etme noktasında çok yetersiz kalıyor." dedi.
"Her bireyin evlilik yaşı farklıdır"
Evlilik yaşının kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çeken Günaydın "Burada tartışmaya açık bir konu var; biraz bu konuyu açmak gerekiyor. Her bireyin evlilik yaşı farklıdır; çünkü her bireyin gelişim hızı farklıdır. Kimisi 18 yaşında hatta 18 yaşından önce sosyal, duygusal ve ekonomik anlamda olgunluğa erişebilirken, kimisi 25 yaşında dahi evliliği yürütebilecek bir olgunluğa erişemiyor. Dolayısıyla sadece takvim yaşına bağlı kalınarak evliliğe karar verilmesi, çok da adil sonuçlar doğurmayabiliyor." ifadelerini kullandı.
"Kanun da aslında bireysel olgunluğun dikkate alınabileceğini gösteriyor"
Mevcut hukuki düzenlemelerde yaş konusunda farklı durumların bulunduğunu dile getiren Günaydın "Ki aslında hukukta da bunun bir karşılığı var: Bazı durumlarda aile izniyle 17 yaşında evliliğe izin verilebilirken, bazı istisnai durumlarda ise mahkeme kararıyla 16 yaşında da evliliğe izin verilebiliyor. Yani kanun da aslında bireysel olgunluğun dikkate alınabileceğini gösteriyor." diye konuştu.
"Aile kurumunu değersizleştiren içerikler ciddi anlamda arttı"
Dizi ve dijital platformlardaki içeriklerin gençler ve toplumsal değerler üzerindeki etkisine değinen Günaydın, şöyle devam etti:
"Değinmek istediğim bir diğer önemli husus ise şu: Son yıllarda özellikle dizilerde ve dijital platformlarda evlilik dışı ilişkileri özendiren, sıradanlaştıran, sadakatsizliği normal bir davranışmış gibi gösteren yayınlar ve aile kurumunu değersizleştiren içerikler ciddi anlamda arttı. Milyonlara ulaşan bu içeriklerin toplumsal değerler ve gençler üzerindeki etkisi göz ardı edilmemeli. Aileyi önemsizleştiren ve gençler arasında evlilik dışı ilişkileri özendiren içerikler sürekli çoğalıyor."
"İçerik üreticilerinin ve dijital platformların aile değerlerini göz önünde bulundurması gerekiyor"
Aile değerlerinin korunmasında medya ve dijital platformlara da sorumluluk düştüğünü ifade eden Günaydın "Burada bir sansürden değil, toplumsal bir sorumluluktan bahsediyoruz. İçerik üreticilerinin ve dijital platformların aile değerlerini göz önünde bulundurarak içerik üretmesi gerekiyor. Çünkü aileyi sadece hukuki düzenlemelerle koruyamazsınız; aynı zamanda sosyal ve medyatik içeriklerle de desteklemeniz lazım." şeklinde konuştu.
"Güçlü aile hedefiyle ne kadar uyumlu?"
Evlilik ve evlilik dışı ilişkiler konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğunu savunan Günaydın "Günümüzde, özellikle ülkemizde gençlerin evlilik dışı ilişkileri 'özel hayat' kapsamında değerlendirilirken, maalesef evlilik söz konusu olduğunda daha katı ve sert bir tutum sergilenebiliyor. Geçmişte de bundan dolayı mağdur olan ve cezaevinde yatan birçok insan oldu. Burada bir sorgulamaya gitmek lazım: Bu durum, güçlü aile hedefiyle ne kadar uyumlu?" ifadelerini kullandı.
"Gençlerin evliliğini teşvik edecek eğitimlerle, ekonomik desteklerle hareket edilmeli"
Aile kurumunun güçlendirilmesi için farklı alanlarda politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Günaydın "Eğer bir toplum aileyi güçlendirmek istiyorsa; gençlerin evliliğini teşvik edecek eğitimlerle, ekonomik desteklerle, doğru iletişim becerileriyle ve sorumluluk bilincini artırıcı politikalarla hareket etmelidir. Kaç yaşında evlenildiğinden ziyade, bireyin üstün yararını gözeten, istismarı önleyen ve aile kurumunu destekleyen bir anlayış benimsenmelidir." dedi.
"Takvim yaşından ziyade bireysel olgunluk dikkate alınmalıdır"
Açıklamasının sonunda evlilik yaşının belirlenmesinde bireysel özelliklerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Günaydın "Sözün özü; evlilik yaşına karar verilirken takvim yaşından ziyade bireysel olgunluk dikkate alınmalıdır. Bu tutum, aileyi güçlendirebilecek yolun önünü açacak ve toplumsal yozlaşmanın da bir nebze önüne geçilmesini sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. (İLKHA)