HÜDA PAR'ın, Kudüs'ün fethedilişinin yıl dönümü münasebetiyle organize ettiği "Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli", Haliliye Belediyesi Gençlik ve Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
Programa, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, yerli ve yabancı akademisyen, araştırmacı, âlim, kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri iştirak etti.
Açılış ve takdimin ardından program, İmam-Mehmet Hayati Baybostancı'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı, HÜDA PAR Genel Başkan Vekili İshak Sağlam'ın selamlama konuşmasıyla devam etti.
Ardından moderatörlüğünü Özgür Kudüs Platformu Başkanı Süleyman Kızılçınar'ın yaptığı panel sunumlarına geçildi.
Panelde Öğretim Üyesi ve Yazar Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, "Selahaddin'in Kudüs'teki Adaleti ve Uluslararası Sistemin Gazze Sınavı" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Daha sonra Tunuslu Büyükelçi Dr. Rıza Bukadi, sunumunu yaptı.
Ardından, Gazze Âlimler Birliği Başkanı Dr. Mervan Ebu Asım ise "Mescid-i Aksa'nın Durumu ve Kudüs'ün Demografik Yapısına Yönelik Müdahaleler" başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap etti.
Dr. Mervan Ebu Asım, sunumunda Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya yönelik tehditleri iki bölüm halinde ele aldı.
Ebu Asım, Kudüs'ün yapısı ve işgal politikalarına ilişkin olarak Kudüs'ün batı ve doğu diye ikiye bölündüğünü belirterek, Kudüs'ün stratejik tepelerine yerleşim yerleri kurarak her geçen gün yayılmacı politikalarını bir adım daha ileri götürdüklerini, ziraate uygun yerleri işgal ederek toprağın yapısına zarar verdiklerini ifade etti.
Mescid-i Aksa'nın olduğu bölgeye girmek için 10'larca askeri nokta bulunduğunu ve herkesin girmesine izin verilmediğini, doğu Kudüs adını verdikleri Mukaddes beldenin etrafına sur bina ederek girişleri kapılardan yapıp kontrol altına aldıklarını kaydetti.
"Bölgedeki nüfusun azalmasını ve genel bir nüfus değişimini hedefliyorlar"
Ebu Asım, Kudüs'teki insanlara açlıktan ölecek kadar ambargo uygulandığını, ancak evlerini satması karşılığında yüzbinlerce dolar teklif edildiğini ifade eden Ebu Asım, "Kabul etmeyenlere fahiş vergiler uygulayarak bezdirme siyaseti uyguluyorlar. Çok büyük paralar teklif edilmesine rağmen evlerini satmıyor insanlar. Bölgedeki nüfusun azalmasını ve genel bir nüfus değişimini hedefliyorlar." dedi.
1948 yılından beri Batı Şeria ve Kudüs'ün işgal altında olduğunu hatırlatan Ebu Asım, "Kudüs tek başkent' başlıklı projeleri var. Kudüs'ün mahallelerini boşaltmaya çalışıyorlar. Ağır vergiler koyarak halkı evini ve iş yerini bırakmaya zorluyorlar. Kudüslü Müslümanlara yeni bir ev yapma izni verilmiyor. 1967'den beri zorla çıkarılanların tüm gayrimenkullerine el konulmaktadır." diye konuştu.
"Sadece burası Mescid-i Aksa'dır' yalanını yayarak geri kalana el koymak istiyorlar"
Mescid-i Aksa'ya yönelik tehditlere de değinen Ebu Asım, şöyle devam etti:
"Mescid-i Aksa'nın yapısını değiştirmek için etrafındaki tarihi yerleşim alanlarını yıkmaya çalışıyorlar. Mağribiler Mahallesi (Burak Duvarı'nın yakınındaki alan) tamamen yıkılarak el koyma girişimleri var. 1969'da Mescid-i Aksa'da bulunan Selahaddin Eyyubi'nin tarihi minberini yaktılar. Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girmesine izin verilmiyor, engel olunuyor. Selahaddin fethinden bu yana ilk defa bu Ramazan ayında Mescid-i Aksa 40 gün boyunca kapatıldı. Sözde kendi ibadetlerini şu anda Mescid-i Aksa'nın içinde yapıyorlar. Aksa'nın toplam alanı 144.000 metrekadedir. Kıble Mescidi ise 5000 metrekare. 'Sadece burası Mescid-i Aksa'dır' yalanını yayarak geri kalana el koymak istiyorlar."
"Karşımızda tek bir düşman bulunmaktadır"
Kırmızı inek ritüeli ve son duruma ilişkin olarak Ebu Asım, şu anda kendi kurbanlarını kesmek üzere ayin hazırlıkları yapıldığını, ithal edilen kızıl inekleri orada kurban edip küllerini ayinlerde kullanmayı planladıklarını, Netenyahu'nun Müslümanların gözünün içine bakarak "Burası bizim" mesajını verdiğini aktardı. Ebu Asım, "Ümmet nerede? Gazze kan ağlıyor, her gün şehitler veriliyor. Ümmet nerede? Karşımızda tek bir düşman bulunmaktadır. Hepimiz yekvücut ona karşı durmalıyız." ifadelerini kullandı. (İLKHA)