IBAN dolandırıcılığı kapsamında banka hesabını başkasına kullandıran kişiler, dolandırıcılık suçuyla karşı karşıya kalabiliyor. Dolandırıcıların üçüncü kişilere ait hesapları kullanarak para transferi yaptığına dikkat çekilirken, vatandaşların banka hesaplarını kimseyle paylaşmamaları ve hesaplarına gelen para hareketlerini dikkatle takip etmeleri gerektiği vurgulandı.
"IBAN kiralama" diye tabir edilen IBAN dolandırıcılığının hukuki boyutu, konuya muhataplara yönelik yargı ve ceza süreci aktaran Avukat Süleyman Bülbül, IBAN'ını kullandıran kişilerin karşılaşabileceği müeyyidelere dikkat çekerek hesaplarını kimseyle paylaşmamaları ve hesaplarına gelen para hareketlerini dikkatle takip etmeleri uyarısında bulundu.
"IBAN kiralama birçok farklı suçta kullanılabilen bir yöntemdir"
"IBAN kiralama"nın Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158’inci maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamına girdiğini belirten Bülbül "IBAN kiralama, salt dolandırıcılık suçunda değil; kara para aklama, yasa dışı bahis ve birçok farklı suçta kullanılabilen bir yöntemdir. Biz burada özellikle son günlerde çok gündemde olan dolandırıcılık suçu açısından konuyu ele alacağız. Buradaki asıl mesele genellikle dolandırıcılığı yapan asıl kişiler, kendi banka hesaplarını kullandıkları zaman hesaplarının takibe alınacağını biliyorlar. Kendi hesaplarını kullanırlarsa savcılık makamları ve polis, ilk aşamada kendilerini kolaylıkla tespit edebilir. Bunun farkında olan kişiler, genellikle üçüncü bir kişiyi devreye sokarak onun banka hesabını kiralıyor ve bu hesabı aracı olarak kullanıyor. Böylece parayı kendileri alıyorlar." dedi.
"Üçüncü kişiler bazen bu duruma bilerek, bazen de bilmeyerek dâhil oluyor"
Avukat Süleyman Bülbül
IBAN kiralama sisteminin ayrıntılarını paylaşan Bülbül "Sistem şu şekilde işliyor: Bir mağdur, örneğin internet sitesinde bir araba ilanı veya ikinci el yedek parça satış ilanı görüyor. İlanı veren kişiyle iletişime geçiyor. Bu tür olaylarda kullanılan telefon hatları, genellikle bizim 'patates hat' diye tabir ettiğimiz, yabancı uyruklu kişiler adına kayıtlı hatlar oluyor. Mağdur, bu hat üzerinden karşı tarafla iletişim kuruyor ve anlaşma sağlanıyor. Ardından mağdur, parayı üçüncü kişi olarak tanımladığımız kişinin IBAN hesabına gönderiyor. Normal şartlarda bu üçüncü kişilerin banka hesapları da dolandırıcıların elinde bulunuyor. Üçüncü kişiler bazen bu duruma bilerek, bazen de bilmeyerek dâhil oluyor. Ancak bazı durumlarda bütün kişisel bilgilerini, banka hesaplarını ve diğer bilgilerini dolandırıcılara veriyorlar." ifadelerini kullandı.
12. Yargı Paketi’nde neler var?
Bülbül "Dolandırıcılar, para hesaba geldikten sonra bu parayı bir kripto para veya başka bir hesaba aktararak izini kaybettirmeye çalışıyor. Böylece dolandırıcılık eylemi, asıl dolandırıcıya ulaşılamadan, üçüncü kişi aracılığıyla gerçekleştirilmiş oluyor. Sonuçta para asıl dolandırıcının eline geçiyor. Böyle bir durumda ortada mağdur ile üçüncü kişi kalıyor. Bizim IBAN dolandırıcılığı olarak nitelendirdiğimiz bu olaylarda, bazı dosyalarda gerçekten iki tarafın da mağdur olduğunu görüyoruz. Üçüncü kişi de mağdur olabiliyor. Çünkü bazı kişiler, yalnızca para kazanma amacıyla ve hiçbir şeyden haberdar olmadan bu olaylara dâhil edilebiliyor." şeklinde konuştu.
Dolandırıcılık eylemi gerçekleştikten sonra yapılan işlemler nedeniyle çoğu zaman üçüncü kişinin tespit edildiğini ve hakkında işlem yapıldığını hatırlatan Bülbül, üçüncü kişi, "Ben hesabımı bu kişiye verdim." dese bile asıl dolandırıcının "Benim olayla hiçbir alakam yok." diyerek suçtan kurtulabildiğini ve bu durumda cezayla karşılaşan kişinin çoğunlukla IBAN’ını kullandıran kişi olduğunun altını çizdi.
IBAN’ını kullandıran kişilerin ceza alması nedeniyle toplumda, sayısı yüz binleri bulan bu tür dosyaların bulunduğunu söyleyen Bülbül, 12. Yargı Paketi’nde yapılan düzenlemelere değinerek şunları söyledi:
"12. Yargı Paketi’nde bir düzenleme yapıldı. Yalnızca IBAN’ını suçta kullanılmak üzere kullandıran kişilere yönelik olarak, zararın tamamen karşılanması hâlinde cezada indirim yapılması öngörüldü. Etkin pişmanlık ise ayrı bir husus. Bunun yanında eğer kişinin suçtaki rolü yalnızca IBAN’ını kullandırmakla sınırlıysa cezasında yarı oranında indirim yapıldı. Bugün birçok kişi bu düzenlemeden faydalandı."
"Banka hesaplarının kullanılması, nitelikli suç kapsamında cezanın artırılmasına neden olabilir"
Kişilerin IBAN ve banka hesaplarını başkalarına kullandırmamaları hususunda tavsiyelerini paylaşan Bülbül "Kimse kendi IBAN’ını ve banka hesabını başkalarına vermesin. Hatta hesaplarına gelen ve hesaplarından giden bütün paralara dikkat etsinler. Gelen para dekontlarındaki açıklamaları incelesinler. Bu para neden gelmiş, nereye gönderilmiş, bunları kontrol etsinler. Bildiğiniz üzere MASAK da bu tür işlemleri yakından takip ediyor. Bu suçlar yalnızca dolandırıcılıkta değil, terörün finansmanı başta olmak üzere bahsettiğimiz birçok suçta IBAN hesapları aracılığıyla işlenebiliyor. Bu açıdan vatandaşların dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Kesinlikle banka hesaplarını kimseye kullandırmasınlar ve bu tür durumlara karşı tedbirli olsunlar." ifadelerine yer verdi.
Yargıtay uygulamalarına göre bu tür suçlarda yapılan değerlendirmelere de değinen Bülbül "Dolandırıcılık suçunda önemli olan, IBAN’ını kullandıran üçüncü kişinin olayın gerçekleşmesine iştirak edip etmediğidir. Yani bu kişinin gerçekten dolandırıcılık eylemine katılıp katılmadığına, dolandırıcıyla gerçek bir iş birliği içinde olup olmadığına bakılır. Ancak uygulamada, yalnızca banka hesabının kullandırılması bile çoğu zaman cezalandırma için yeterli görülüyor. Mağdurdan kişinin hesabına para gelmişse suçun oluştuğu yönünde değerlendirmeler yapılabiliyor. Ayrıca banka hesaplarının kullanılması, suçun nitelikli hâli kapsamında cezanın artırılmasına neden olabiliyor." diye belirtti.
"Son düzenlemeyle ceza 4 yıldan 2 yıla düşebilir"
Yargı Paketi’ndeki düzenlemeden önce bu tür dosyalarda banka hesabını kullandıran kişilerin genellikle ortalama 4 yıl civarında ceza aldıklarını kaydeden Bülbül, bu cezanın alt ve üst sınırları ile somut olayın özelliklerine göre değişebildiğini hatırlattı.
Ceza indirimlerinden söz eden Bülbül "Son düzenlemeyle birlikte 4 yıl üzerinden yarı oranında indirim yapıldığında ceza 2 yıla düşebiliyor. Buna bir de altıda bir oranında takdiri indirim uygulandığında ceza daha da azalabiliyor. Böylece kişi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi kurumların koşullarını da taşıyorsa cezaevine girmeden süreci atlatma imkânına sahip olabiliyor. Özellikle zararın karşılanmış olması da bu değerlendirmede önem taşıyabiliyor. Ancak burada önemli bir ayrım var. Bir kişinin yalnızca banka hesabını kullandırmış olması ve dolandırıcılık eylemine iştirak etmemesi gerekiyor. Başka bir ifadeyle, kişinin asıl dolandırıcıyla ortak hareket etmemiş olması lazım. Kamuoyunda da gündeme geldiği şekliyle, bu kişinin kendisinin de bir nevi mağdur olması söz konusu olmalı." ifadelerini kullandı.
"Delil olmazsa asıl dolandırıcılar ceza almadan kurtulabilir"
Bülbül "Kişi asıl dolandırıcılardan biriyse, buna rağmen söz konusu indirimden yararlanmak istemesi mümkün değildir. Kanun koyucu da bu ayrımı gözeterek özellikle suça iştirak iradesini dikkate alıyor. Bu tür durumlarda belirleyici olan husus, kişinin dolandırıcılık eylemine iştirak edip etmediğidir. Genellikle bu tür dosyalarda IBAN’ını kullandıran kişiler, 'Ben hesabımı Mehmet isimli kişiye vermiştim, hesabımı o kullandı.' şeklinde savunma yapıyor. Ancak Mehmet, 'Hayır, ben ondan hesabını almadım.' diyorsa çoğu zaman suçtan kurtulabiliyor. Burada önemli olan, IBAN’ını kullandıran kişinin iddiasını destekleyen delillerin bulunup bulunmadığıdır. Örneğin Mehmet ile arasında herhangi bir telefon görüşmesi, iletişim trafiği, WhatsApp konuşması veya yazılı mesaj var mı, bunlara bakılır. Yalnızca 'Hesabımı Mehmet kullandı.' şeklindeki soyut bir beyanla sorumluluktan kurtulmak mümkün olmuyor. Gerçek dolandırıcının cezalandırılabilmesi için hesap sahibinin beyanının yanı sıra aralarındaki ilişkiyi ve dolandırıcılık eylemine katılımı ortaya koyan başka delillerin de bulunması gerekiyor. Bu deliller olmadığı zaman, ne yazık ki asıl dolandırıcı da ceza almadan kurtulabiliyor." dedi. (İLKHA)