Netanyahu-Modi hattı: Bölgeyi kuşatma planı mı?
Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin Tel Aviv ziyareti, siyonist rejim Başbakanı Netanyahu ile kurulan stratejik hattın Ortadoğu'dan Doğu Akdeniz'e uzanan yeni bir güç mimarisi inşa etme arayışında olduğunu ortaya koydu. Bu yakınlaşma, bölgesel dengeler açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor....
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, siyonist rejim sözde Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Tel Aviv'de bir araya geldi.
Görüşmede ekonomik koridorlar, savunma iş birliği ve deniz güvenliği başlıklarının öne çıktığı belirtilirken, Netanyahu'nun daha önce dile getirdiği "bölgesel çoklu ittifak" arayışının da masada olduğu kaydedildi.
Netanyahu'nun Hindistan, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve bazı Afrika-Asya ülkelerini kapsayan bir eksen oluşturma hedefi, Doğu Akdeniz'den Hint Okyanusu'na uzanan yeni bir jeopolitik hat kurma çabası olarak değerlendiriliyor. Bu hattın merkezinde ise işgal altındaki Hayfa limanı ve ulaştırma projeleri yer alıyor.
Hindistan tarafı açısından ise tablo yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı değil. Modi yönetimi, deniz aşırı ticaret yollarını güvence altına alma ve Çin'in Hint Okyanusu'ndaki etkisini dengeleme stratejisi doğrultusunda Akdeniz'e açılmayı hedefliyor. Bu çerçevede geliştirilen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinde Hayfa limanı kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor.
Savunma alanında da iki taraf arasındaki bağlar dikkat çekiyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Hindistan, son yıllarda siyonist rejimin en büyük silah müşterileri arasında yer aldı. İnsansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve elektronik harp teknolojileri iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin omurgasını oluşturuyor.
Uzmanlar, Modi–Netanyahu hattının yalnızca ekonomik değil ideolojik bir yakınlaşma da barındırdığına dikkat çekiyor.
Hindistan'da iktidardaki Hindu milliyetçisi çizgi ile siyonist rejimin güvenlik merkezli politikalarının örtüşmesi, Filistin meselesi başta olmak üzere birçok bölgesel dosyada yeni gerilim başlıkları doğurabilir.
Bu gelişmeler, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan güç dengelerini daha da karmaşık hale getiriyor.
Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz'e, Güney Kafkasya'dan Afrika Boynuzu'na uzanan geniş bir coğrafyada yeni ittifak arayışlarının hız kazanması, bölge ülkeleri açısından hem ekonomik hem de güvenlik boyutlu sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işareti olarak görülüyor. (İLKHA)
Kaynak: 514294



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.