Aslan: Bayram tatil değil, kardeşlik günüdür;

Aslan: Bayram tatil değil, kardeşlik günüdür

Şanlıurfa İl Müftü Vekili İbrahim Halil Aslan, Kurban Bayramı öncesi yaptığı açıklamada vatandaşlara ibadet, birlik beraberlik, sıla-i rahim ve çevre temizliği konusunda önemli tavsiyelerde bulunarak; bayramların tatil değil, yetim, öksüz, dul ve ihtiyaç sahiplerini hatırlama günleri olduğunu söyledi....

Kur’an-ı Kerim’de, “Fecre yemin olsun, on geceye yemin olsun.” ayetlerinin müfessirler tarafından Zilhicce ayının ilk 10 günü olarak yorumlandığını belirten Aslan, bu günlerin ibadet açısından büyük fırsatlar barındırdığını söyledi.

Vatandaşlara ibadetlerini artırmaları yönünde tavsiyede bulunan Aslan, Kurban Bayramı’nın sadece kurban kesmekten ibaret olmadığını vurgulayarak, kurban ibadetinin insanların birbirine yakınlaşmasını sağlayan önemli bir vesile olduğunu belirtti.

Bayramların en önemli yönlerinden birinin sıla-i rahim olduğunu vurgulayan Aslan, son yıllarda akraba ziyaretlerinin yerini tatil anlayışının almaya başladığını kaydetti. Bayramların AVM, lokanta ve tatil beldelerinde geçirilmesinin manevi değerlerin zayıflamasına neden olduğunu ifade eden Aslan, özellikle yetim, dul, öksüz ve dezavantajlı bireylerin unutulmaması gerektiğini belirtti.

Kurban ibadetinin dini olduğu kadar toplumsal yönünün de bulunduğunu kaydeden Aslan, yıl boyunca evine et girmeyen ailelerin bu vesileyle sevindirildiğini söyledi. Bayramların paylaşma, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirten Aslan, aynı zamanda ekonomik hareketliliğe de katkı sunduğunu ifade etti.

Genç nesillere bayram kültürünün aktarılmasının önemine de dikkat çeken Aslan, ailelerin çocuklarını bayram ziyaretlerine götürmesi gerektiğini, bayramların adab-ı muaşere ve toplumsal görgü kurallarının öğrenildiği önemli zamanlar olduğunu, gençlere nasihat edilirken kırıcı değil, hikmetli bir dil kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

“En büyük ibadetlerden biri sıla-i rahimdir”

Bizleri ayrıştırıp birbirimizden uzaklaştıracak eylemlerden uzak durmamız gerektiğini vurgulayan Aslan, “Malumunuz olduğu üzere Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı. Zilhicce ayının ilk günlerindeyiz ki Kur'an-ı Kerim'in Fecr suresindeki ‘Fecre yemin olsun, on güne yemin olsun.’ ifadeleri Zilhicce ayının ilk on günü olduğu hususunda müfessirler ve alimler bunu belirtmiştir. Dolayısıyla vatandaşlarımıza Kurban Bayramı yaklaşırken hem Kurban Bayramı'nda hem de ilk 10 günde ibadetleri her zamankinden daha dikkatli ve fazlalaştırarak yapmak hususunda Allah Azze ve Celle bizlere tavsiyede bulunuyor. Peygamber Efendimizin sünneti ve büyüklerimizin de yapmış olduğu ibadet tarzı da bunu ifade ediyor. Bizler de bu bağlamda vatandaşlarımıza yapacağımız tavsiye şudur. Kurban, kurbiyetten gelmektedir. Yani insanların birbirine olan yakınlığını ifade etmek için gösterdiği çaba. Dolayısıyla bizler, bizi ayrıştıracak, uzaklaştıracak, nefret ettirecek her türlü söz, eylem ve davranışlardan uzak kalmamız gerekir. Bu hem bayramda hem de vesair günlerde böyle olmalıdır. Bayramın amacı da diğer günlerde insanlarla nasıl muhatap olmamız gerektiği hususunda gerek Peygamber Efendimizin sünneti gerekse Kur'an-ı Kerim'in ahlakı ve erdemleri minvalinde diğer insanlarla nasıl muhatap olmamız gerektiğini bizlere ifade eder. Dolayısıyla bu bayramda da bizler her zaman olduğu gibi birlik beraberliğimizi muhafaza ederek kenetlenmemiz gerektiğini ve en önemli ibadetin kurbandan sonra bizlerin birbirimizi ziyaret etmesi olduğunu ifade ediyoruz. En büyük ibadetlerden biri sıla-i rahimdir. Maalesef unutulan bir ibadettir. Aslında bayram tatil demek değildir. Bizim ulaşamadığımız, dikkat etmediğimiz, gözden kaçırdığımız yetim, dul, öksüz, kısacası dezavantajlı vatandaşlara yoğunlaşarak onların gönüllerini almak, hatırlamak ve hatırlatmak babında bu bayram ve diğer bayramlar bizim için çok kıymetlidir.” şeklinde konuştu.

“Kurban Bayramı çok fonksiyonlu bir bayramdır”

Kurban Bayramı'nın her açıdan faydaları olduğunu vurgulayan Aslan, “Kurban ibadetinin dini açıdan ve toplumsal açıdan çok faydaları vardır. Dini açıdan Peygamber Efendimizin ifadesi ile kişinin dinine bağlılığını ifade eder. Peygamber Efendimizin sünnetini yerine getirmiş olur. Toplumsal açıdan baktığımız zaman yıl boyunca evlerine imkansızlıklarından dolayı et giremeyen vatandaşlara bir nebze de olsa katkı sunmak, sevindirmek, gönüllerini almak, hediyeleşmeyi ve ziyaret etmeyi ifade eder. Çok fonksiyonlu bir bayramdır Kurban Bayramı. Dolayısıyla bunun hem dini boyutu var aynı zamanda manevi boyutu da göz ardı edilmeyecektir. İlk başta dediğimiz gibi öncelikle manevi boyutuna bakmak gerekir. Hikmet boyutuna baktığımız zaman, anladığımız veya anlamadığımız şekilde ticaretin hareketlenmesi, paranın tedavüle girmesi, elbiselerin, şekerlerin alınması, esnafın bu durumdan faydalanması genel anlamda baktığımız zaman pazara ciddi bir hareketlilik getiriyor. Dolayısıyla ekonomiye faydası var, toplumsal olarak faydası var, dini açıdan da dinin emirlerini yerine getirmiş oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Önemli olan niyet ve ihlas dengesini muhafaza etmektir”

Kurbanın Allah rızası için kesildiğini gösterişten ve riyadan uzak durulması gerektiğini ifade eden Aslan, “Kurban kesimi sırasında dikkat edilmesi gereken husus, öncelikle bu kurbanı Allah rızası için kestiğimizi unutmayacağız. Özellikle bizler bunu yaparken riyadan, gösterişten uzak duracağız. ‘Benim kurbanım şu kiloda, senin kurbanın bu kiloda’ gibi ifadelerle kurban ibadetini maddileştirerek veya maddiyatı ön plana çıkartarak manevi boyutunu heder etmeyelim. Allah ayetinde, ‘Kurbanlarınızın etleri veya kanları Allah'a ulaşmaz. Ulaşacak olan göstermiş olduğunuz takvanız ve Allah'a bağlılığınızdır.’ buyuruyor. Bizler de bunu ifade etmek adına evet, insanın kurbanının biraz daha kilolu olması, daha semiz olması, daha fazla fakir insana ulaşması açısından önemlidir ama Kurban Bayramı boyunca sadece bunu ön plana çıkartarak Kurban Bayramı'nı bu şekilde geçirmek doğru değildir. Kesin olarak dikkat etmemiz gereken husus, Peygamber Efendimizin hadisinde buyurduğu gibi, ‘Öldürdüğünüz zaman güzel öldürün, kestiğiniz zaman güzel kesin. Sizden biriniz kurbanı uzandırdığı zaman bıçağını keskinleştirsin.’ Dolayısıyla burada dikkat etmemiz gereken kişinin niyet ve ihlas dengesini muhafaza etmesi, gösterişten, riyadan uzak, bütün ahlaki değerlere sahip olarak bu kurbanı ifa edeceğiz. İkinci olarak kesme esnasında dikkat etmemiz gereken husus, eziyet ederek değil, eziyet vermeden hayvanı rahatlatırcasına, sanki hayvan kendi evine, ahırına gidiyormuş gibi bir hava estirerek o kurban ibadetini yerine getirmektir. Bir diğer boyutu da çevre temizliğidir. Hani diyor ya, ‘Aslan yattığı yerden belli olur.’ Bu çevrede Müslümanlar yaşıyor dedirtecek şekilde bizim kurbanlarımızı kesip paylaşmamız gerekir. Kurban Bayramı günlerine baktığımız zaman sokaklarımız hayvansal atıklarla dolu. Bu konuda da elimizden geldiği kadar dikkat etmemiz gerekir. Belediyeler bu hususta zaten çöp poşetleri, çöp bidonları gibi kolaylıklar sunuyor. Bu tür yerlere ulaşamıyorlarsa kendi imkanlarıyla çöp poşetleri alıp en azından bu kurban ibadetinin maneviyatını zedelemeyecek şekilde de hareket sergilememiz bize yakışandır.” diye konuştu.

“Bayramın asıl amacı birlik içerisinde o sevinci yaşayabilmektir”

Son dönemlerde ziyaretleşmelerin yerini farklı şeylerin aldığını dile getiren Aslan, “Bayramın birlik ve beraberlik hususunda katkısı zaten tartışılmaz. Bizler sıla-i rahim yaptığımız zaman, uzun zamandır görmediğimiz, haberleşemediğimiz akrabalarımızı görmüş oluyoruz. Maalesef özellikle son dönemlerde ziyaretleşmeler yerine daha çok AVM, lokanta ve tatil beldelerine gidildiği görülmektedir. Bu da manevi değerlerin yok olmasına sebebiyet vermektedir. Bu konuda da özellikle Müslüman kardeşlerimizin dikkatini çekmek istiyoruz. Çünkü bayramın asıl amacı birlik, beraberlik içerisinde hep beraber o sevinci yaşayabilmektir.” ifadelerine yer verdi.

“Bizler akraba ziyaretini ibadet olarak ifade ediyoruz”

Akraba ziyaretlerine giderken çocuklarımızı da götürüp İslam'da adab-ı muaşere nedir, toplumsal görgü kuralları nelerdir? Gösterilmesi gerektiğini ifade eden Aslan, “Genç nesillere bu bayram sevincini nasıl aktarabileceğimiz hususu gerçekten önemli. Genç neslimiz genelde anne ve babalarıyla gidip ziyaretlere, ziyaret ibadetine katılmıyorlar. Bizler akraba ziyaretini ibadet olarak ifade ediyoruz. Çünkü birçok hadiste de akraba ziyaretinin ibadet olduğunu biliyoruz. Kur'an-ı Kerim'de de bu belirtilmektedir. Yakın akrabaların gözetilmesi konusunda ziyaretlere gittiğimiz zaman çocuklarımızı evde bırakmayalım. Diğer zamanlarda bizler tek başımıza büyüklerimizi ziyarete gidiyoruz, çocuklarımız evde kalıyor ama en azından bir bayramda gidip büyükler nasıl ziyaret edilir, İslam'da adab-ı muaşere nedir, toplumsal görgü kuralları nelerdir? Bunun gösterildiği, sergilendiği en güzel zaman dilimi bayram günleridir. Dolayısıyla bu konuda gençlerimize nasihat ederek, gençlerimiz de malum nasihati hakaret kabul ediyor. Bundan dolayı hikmetli bir şekilde sizler gönüllerini alarak, ‘Gidip halanızı, teyzenizi, dayınızı, dedenizi ziyaret edin.’ gibi ifadelerle kendi üzerinizden örnekler vererek ikna kabiliyetinizi kullanarak gençlerimize de bu bayramın geçmiş güzelliklerini geleceğe aktarmış oluruz." dedi. (İLKHA)

Kaynak: 535269

İlgili Konular :
İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum