Yemen'deki Ensarullah ve Suudi Arabistan'dan Ürdün müzakerelerinde 1728 esirin takası için yeşil ışık;

Yemen'deki Ensarullah ve Suudi Arabistan'dan Ürdün müzakerelerinde 1728 esirin takası için yeşil ışık

Üç aylık yoğun müzakerelerin ardından Yemen'deki Ensarullah ve Suudi taraflar Amman'da 1728 esirin takası konusunda anlaşmaya vardı....

Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin elindeki Yemenli esirlerin serbest bırakılması dosyasının çıkmaza girdiği bir süreçte yeni bir anlaşmaya varıldı.

Bu anlaşma, önceki müzakere sürecinin bir devamı olarak değerlendiriliyor. İsveç'in Stockholm anlaşmasıyla başlayan, tarafların Umman'daki istişare toplantılarında devam eden ve nihayetinde Ürdün'ün başkenti Amman'daki son görüşme turuna ulaşan sürecin devamı olan bu müzakereler, mevcut taraflara göre, tüm karmaşıklık ve engellere rağmen nihayetinde önemli ve kayda değer bir sonuca ulaşıyor.

Yemen'deki Ensarullah hükümetinin Esir İşleri Ulusal Komitesi Başkanı Abdulkadir el-Murtaza, bu anlaşmaya varıldığını doğrulayarak şunları söyledi: "Allah'ın lütfuyla, üç aylık müzakerelerin ardından bugün büyük ve tarihi bir başarıya imza attık. Taraflar arasında kapsamlı bir esir takası anlaşmasına varıldı. Bu anlaşma, her iki taraftan 1600'den fazla esiri kapsıyor. Elbette bize ait esir ve tutukluların sayısı 1100, karşı taraftan ise takas işlemi sırasında yaklaşık 600 esir serbest bırakılacak. Bu müzakere turu, karşılaştığımız karmaşıklıklar, sorunlar ve engeller nedeniyle üç aydan fazla sürdü."

Açıklanan detaylara göre bu anlaşma, devam eden insani çabalar çerçevesinde yapılmış olup, Sana lehine yaklaşık 1210 esire karşılık karşı taraftan 580 esiri kapsıyor. Anlaşma kapsamındaki kişiler arasında yedi Suudi vatandaşı ve 20 Sudanlı vatandaşın ismi de yer alıyor.

Bu arada, Yemen askeri komisyonu başkanı Tuğgeneral Yahya Abdullah el-Rezzami, müzakerelere ev sahipliği yapması nedeniyle Ürdün'ün rolüne teşekkür ederek şunları söyledi: "Bize bu müzakere turunda ev sahipliği yapan Ürdün Haşimi Krallığı'na, hükümetine ve ayrıca Ürdün halkına teşekkür ediyorum. Bu üç aylık süreçte sabırla ve tahammülle esir ve tutuklular dosyasında bir açılım sağlanması için çalıştık. Yıllardır hapishanelerde olan ve serbest bırakılmalarındaki gecikmenin devam etmesi halinde durumlarının bizim için daha da karmaşık hale geleceği ve bundan etkileneceğimiz kişiler. Ayrıca, gösterdikleri bu cesaret ve tamamen insani olan bu dosyada oynadıkları büyük rol için tüm taraflara teşekkür etmek istiyorum. Bu insani dosya başarıyla sonuçlanırsa, Allah'ın izniyle diğer dosyalar da başarıyla sonuçlanacaktır."

Uzmanlar ve gözlemciler, son anlaşmayı öncelikle önemli bir insani başarı olarak değerlendiriyor; özellikle de binlerce Yemenli ailenin yıllardır sevdiklerinin akıbetini beklediği bir ortamda... Onlara göre, savaştan kaynaklanan insani acıların azaltılması, çatışan taraflar arasında güvenin artmasına ve diğer ihtilaflı dosyaların ilerletilmesi için zemin hazırlanmasına katkıda bulunabilir.

Esir İşleri Ulusal Komisyonu Başkan Yardımcısı Ahmed Ebu Hamra anlaşmanın detayları hakkında şunları söyledi: "Elhamdülillah, Perşembe günü Suudi tarafıyla aramızda 1728 esiri kapsayan bir esir takası anlaşmasına vardık. Bu sayının 1200'si bizim esirlerimiz, 580'i ise karşı tarafın esirleri olup aralarında yedi Suudi vatandaşı ve 20 Sudanlı vatandaş da bulunmaktadır. Bu anlaşma, İsveç anlaşması ve Umman'da yapılan son anlaşma da dahil olmak üzere önceki anlaşmaların bir sonucudur. Umman anlaşması, 2900 esirin serbest bırakılmasını kapsıyordu ve bu anlaşmanın imzalanmasından itibaren üç ay içinde hapishanelere komitelerin gönderilerek incelemelerde bulunulması ve bu konuda uygun kararların alınması öngörülmüştü."

Yemen dosyasındaki bu yeni açılım, birçok siyasi gözlemcinin yeni esir takası anlaşmasını sadece insani bir eylem olmanın ötesinde, son yıllarda Yemen dosyasına hakim olan siyasi çıkmazın bir kısmının kırılması ve gerilimlerin azalmasına dair olumlu bir işaret olarak görmesiyle gerçekleşiyor. Bu gruba göre, anlaşmanın başarıyla uygulanması, çatışan taraflar arasında güveni güçlendirebilir ve diğer insani, ekonomik ve hatta siyasi dosyaların çözümüne zemin hazırlayabilir. Bu husus, son aylarda arabulucuların ve bölgesel aktörlerin temel taleplerinden biri haline gelmiştir. (İLKHA)

Kaynak: 536366

İlgili Konular :
İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum