Çocuklarda yaz ishalinde ilk 24 saat çok kritik
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, ishal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini, tedavide ilk 24 saatin çok kritik olduğunu söyledi....
Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte çocuklarda ishal vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Araştırmalar, bu dönemde ishal görülme sıklığının yaklaşık 2 kat arttığını gösteriyor.
Çoğu ishal tablosu hafif geçiyor ve bir hafta içinde bağırsak düzeni normale dönüyor. Ancak özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda oluşan sıvı kaybı hayatı tehdit edebilecek ciddi tablolar oluşturabiliyor. Bunun nedeni ise bu yaş grubundaki çocukların vücutlarındaki su oranının yüksek olması ve metabolizmalarının hızlı çalışması. Bu sebepler nedeniyle ishal ve kusmayla oluşan sıvı kaybı kısa sürede tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor.
İshal sürecinde yalnızca su değil, vücudun sağlıklı çalışmasında kilit rol oynayan sodyum ve potasyum gibi minerallerin de kaybedildiğini belirterek Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, "Özellikle küçük çocuklarda gelişen ciddi sıvı kaybı kısa sürede organ fonksiyonlarının bozulmasına ve acil müdahale gerektiren tablolara yol açabilmektedir. Bu nedenle, çocuklarda ishal tablosunda sıvı kaybının yakından takip ve takviye edilmesi hayati önem taşımaktadır." uyarısında bulunuyor.
Tedavide ilk 24 saatin kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, “Erken tanı ve tedavi ishalin yol açabileceği ciddi sıvı kaybını önlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. İshalin ilk dönemlerinde yeterli sıvı alımı ve uygun beslenme desteğiyle hastalık çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir." dedi.
En sık kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşıyor
Yaz ishallerinin yaklaşık yüzde 90'ının virüs, bakteri ve parazit gibi mikrobik etmenlerden kaynaklandığını belirten Arslan, "Özellikle E. coli, rotavirüs, norovirüs, salmonella ve shigella gibi mikroorganizmalar yaz aylarında enfeksiyona daha sık neden olabiliyor. Yaz ishali, genellikle kirli su ve gıdalarla bulaşan bakteri ve virüslerden kaynaklanıyor. Sıcakta uzun süre bekleyen et, tavuk, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, iyi klorlanmamış havuz suları, kirli içme suları ve yeterince yıkanmamış meyve ile sebzeler ishal riskini artırmaktadır. Ayrıca, yaz aylarında aşırı miktarda tüketilen bazı meyveler, içeriklerindeki yüksek fruktoz nedeniyle, özellikle çocuklarda ishale yol açabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde gıda ve su hijyenine dikkat etmek son derece önemlidir." diye konuştu.
Yaz ishalinin sıcaklık ve nemin artmasıyla mikropların hızla çoğalması sonucu ortaya çıktığını hatırlatan Arslan, "Genellikle kirli su veya bozulmuş gıdaların tüketimiyle bulaşan bir bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Çoğunlukla ani başlayan karın ağrısı ve krampların ardından gelişen sulu dışkılamayla kendini gösteriyor. Belirtilerin şiddeti ise enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebiliyor. Hastalığın ilk ve en yaygın belirtisi, normalden daha sık ve sulu dışkılamadır. Buna mide bulantısı, kusma, halsizlik, iştahsızlık ve zaman zaman ateş de eşlik edebilmektedir. Özellikle enfeksiyona bağlı gelişen tablolarda genel bir kırgınlık hissi de oluşabilmektedir" şeklinde konuştu.
İlk 24 saat kritik önem taşıyor
İshalin ilk 24 saati, vücudun sıvıyı en hızlı kaybettiği dönem olması nedeniyle kritik önem taşıdığını hatırlatan Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Hastalığın tedavisinde temel amaç, ishal sırasında kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konularak vücudun susuz kalmasını (dehidratasyonu) önlemek. Bu süreçte doğru sıvı ve beslenme desteğinin sağlanması, hastalığın ağırlaşmasını ve hastanede tedavi gerektirecek düzeyde sıvı kaybı gelişmesini önlemede kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, idrar miktarının takip edilerek olası sıvı kaybı belirtileri mutlaka izlenmelidir. İlk 24 saat içinde sık aralıklarla su, ayran veya hekim önerisine uygun sıvılar verilmesi, anne sütü alan bebeklerin daha sık emzirilmesi ve çocuğun yaşına uygun hafif beslenmenin sürdürülmesi çok önemlidir. Beslenmede muz, yoğurt, pirinç ve haşlanmış patates gibi sindirimi kolay gıdalar tercih edilmektedir. Bazı durumlarda hekim önerisiyle probiyotik veya çinko desteği verilebilir." (İLKHA)
Kaynak: 543665



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.