Vatandaşlardan Gazze çağrısı: Soykırım ve vahşete karşı sessiz kalınmamalı
Gazze'de yaşananların büyük bir insanlık dramı olduğunu belirten vatandaşlar, uluslararası toplumun ve İslam ülkelerinin harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. Vatandaşlar, Kudüs'ün Müslümanlar için önemine dikkat çekerken, boykot ve toplumsal tepkilerin sürdürülmesi çağrısında bulundu....
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan vatandaşlar, şgal rejimi tarafından Filistin'de, Gazze'ye uyguladığı saldırılar, Kudüs'ün Müslümanlar açısından önemi ve uluslararası kamuoyunun tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşgal rejiminin ve ona destek veren Batılı ülkelerin Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgede büyük bir insani krize yol açarken, geniş çaplı yıkım, sivil kayıplar ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişimde ciddi sorunlara neden oldu.
On binlerce sivilin şehid edildiği, yüz binlerce kişinin yaralandığı ve nerdeyse bütün sivillerin yerinden edildiği Gazze’de; sağlık, barınma, gıda ve temiz suya erişim konusunda ağır bir tablo ortaya çıktı.
Vatandaşlar, uluslararası insan hakları kuruluşları ve çeşitli çevreler, sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve uluslararası hukuka uyulması yönünde çağrılar yaparken, birçok devletin yaşananlara karşı yeterince etkili adım atmaması eleştirildi.
İnsan hakları savunucularının, özellikle çocuklar, kadınlar ve sivillerin maruz kaldığı ağır koşullar karşısında uluslararası toplumun daha güçlü bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze'de devam eden insani kriz, dünya genelinde farklı ülkelerde düzenlenen gösteriler ve yardım kampanyalarıyla gündemde tutulmaya devam ederken, vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları da devletlerin daha etkin girişimlerde bulunması çağrısında bulunuyor.

Emircan Kanat
"Nazilerin yaptığı katliamlardan daha kötüsü şu an Gazze'de yaşanıyor"
Gazze'de yaklaşık üç yıldır devam eden katliam, soykırım ve yıkımlara dikkat çeken Emircan Kanat, "Gazze'de yaklaşık üç yıldır yaşanan katliama değinmek istiyorum. Nazilerin yaptığı katliamlardan daha kötüsü şu an Gazze'de yaşanıyor. Dünya buna sessiz kalıyor. Şu anda Gazze'de soykırım ve katliam yaşanıyor. Çocuklar, kadınlar ve masum insanlar katlediliyor. Ancak Dünya, insan hakları, çocuk hakları ve kadın hakları konusunda sessizliğini sürdürüyor. Buna bir an önce müdahale edilmesi gerekiyor. israilin yok olması gerekiyor. israil yok olsun ki dünya temizlensin." dedi.

Şehmuz Ortaç
"Kudüs bütün Müslümanların ortak paydasıdır"
Şehmuz Ortaç, Kudüs'ün Müslümanlar için taşıdığı öneme değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Kudüs sadece benim için değil, bütün ümmet için çok şey ifade ediyor. Kudüs ilk kıblemizdir. Hazreti Ömer'in fethettiği ve bize emanet bıraktığı bir yerdir. Bütün Müslümanların ortak hedefidir, kırmızı çizgimizdir. Şu anda israilin işgali altındadır. 70-80 yıldır israil orada düzenli, disiplinli ve programlı bir şekilde soykırıma devam ediyor. Oradaki Müslümanların göç etmeleri için elinden gelen her türlü zulmü, kıyımı ve yağmayı yapıyor ve yapmaya devam ediyor. Şu anda meydanı Müslümanlar maalesef onlara boş bırakmış durumdalar. Şu an göründüğüm İran elinden geldiği kadarını yapıyor, yapmaya çalışıyor en azından. Müslümanlar onu yalnız bıraktılar, öyle görünüyor. Hatta şöyle söyleyeyim: Müslümanlar kendi ülkelerinde üsler kurarak, düşmanın üslerini kurmasına izin vererek ona ihanet ettiler, arkadan vurdular."
"Yahudiler nereye gitmişlerse oraya fitne ve savaş götürmüşlerdir"
Siyonizm'in gücünü Müslümanların sessizliğinden aldığını belirten Ortaç, "Siyonizm bu gücü Müslümanların sessizliğinden ve Avrupa'nın desteğinden alıyor. Almanya özellikle destek veriyor. Çünkü geçmişten kalan bir kuyruk acısı olduğunu düşünüyorlar. Onlara soykırım yapıldığı söyleniliyor. Ben ona da inanmıyorum. Çünkü Yahudiler nereye gitmişlerse oraya fitne ve savaş götürmüşlerdir. Ondan dolayı bence Hitler onların hakkını vermiştir diye düşünüyorum. Gazze'nin gündemde kalması için zaten halkların ellerinden geleni yaptığına inanıyorum. Ama devletlerin de bir şeyler yapması lazım. Devletler yeteri kadar adım atmıyor. Halkların boykota devam etmeleri lazım. Bu, siyonistlerin belini kıracak inşallah. Ellerinden geldiği kadar israil mallarını evlerine sokmasınlar. Açık açık âlimler de diyor ki 'Şu anda Gazze'ye alınan her israil malı, Gazze'ye sıkılan bir mermidir. Bu, İslam'a ve Müslümanlara da ihanettir.'" vurgusunda bulundu.

Halil Tosun
"İslam ülkeleri bir araya gelip siyonizme karşı çıkmalı"
Vatandaşlardan Halil Tosun ise Gazze'de yaşananların çok zor bir durum olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Gazze'de çok acı bir olay yaşanıyor. Çünkü millet çok perişan durumda. Abluka altındadır. Sana söyleyeyim, yani anlatılmaz bir durum. Gerçekten de insanlar orada çok acı durumda. Orada insanlara su ve yiyecek bırakılmıyor. Abluka altındadırlar. Gerçekten anlatılacak bir şey yok, çok zor. Bütün İslam ülkelerinin bir araya gelip buna gerçekten karşı çıkması ve bu durumu kırmaları lazım. Çünkü İran, Türkiye gibi ülkelerin bir araya gelip destek olmaları lazım. Yoksa tek tek hepsini bitirecekler. Direnişe devam etmeleri lazım. Çünkü bu durum ancak karşısında cesur duruş gösterilerek anlaşılabilir. Müslümanların bir araya gelmeleri lazım. Bu vahşete ve bu soykırıma karşı çıkmaları lazım."

Ahmet Bereketli
"Boykot ve toplumsal destek önemli bir adımdır"
Filistin'de, Gazze'de yaşanan vahşet ve soykırıma dikkat çeken Ahmet Bereketli, "Şu an Gazze'de yaşanılanları tam bir vahşet ve soykırım olarak değerlendiriyoruz. 100 binin üzerinde insanın orada hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Çoluk, çocuk, kadın, yaşlı demeden bu siyonist rejim herkesi hedef alıyor. Bu tam bir vahşettir, tam bir soykırımdır. Dünya halklar açısından değerlendirilecek olursa, halklar ve milletler duyarlıdır. Elhamdülillah çok güzel çalışmalar ve tepkiler de var. Ancak hükümetler ve devletler nezdinde soracak olursanız maalesef durum böyle değildir. Hükümetler ve devletler, siyonizmin bir nevi etkisi altında kalmış durumdalar. Söz konusu Amerika ve israil olduğunda suskun ve çekingen davranıyorlar." ifadelerini kullandı.
"Etkinliklere, yürüyüşlere ve basın açıklamalarına bizler de destek verelim"
Bereketli, halkların yapabileceği çalışmalara dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gönül isterdi ki devletler ve hükümetler bu işe el atsın. Ancak onlar gerekli adımı atmıyorsa halk olarak bize düşen görevler vardır. Sivil toplum kuruluşlarının yaptığı etkinliklere, yürüyüşlere ve basın açıklamalarına bizler de destek verelim, katkı sağlayalım. En önemlisi de boykota kesinlikle yüzde yüz destek verelim. Onların hiçbir ürününü almayalım ve bunu sosyal medyada, çevremizde yayalım. Bu konuda tam bir destek verelim. Onları bu şekilde etkisiz hâle getirmeye çalışalım inşallah. Boykot yüzde yüz işe yarıyor. Bu bir mücadele aracıdır; kimi zaman kılıçtır, kimi zaman boykottur."

Tayip Manar
"Halklar kendi imkânlarıyla harekete geçmeli"
Gazze konusunda Müslümanların daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirten Tayip Manar ise "Gazzelilerin Müslümanlar tarafından ihanete uğradığını düşündüğümüz yönündedir. Gazze'yi kırmızı çizgimiz olarak ifade edenlerin onlara ihanet ettiğini düşünüyorum. Gazze denilince aklıma şehadet ve soykırım geliyor. Siyonizm tarafından onların soykırıma uğradığını herkes görüyor, ancak herkes sessiz kalıyor. Herkes artık kendi menfaatini düşünüyor. Kimse dini duygularını ve vicdanını ön plana çıkarmıyor, menfaatleri için sessiz kalıyorlar. Bu soykırımın son bulması için bir şeyler yapmak ve harekete geçmek gerekiyor. İslam ülkelerinin yöneticilerinden ziyade halkların kendilerinin bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum." dedi.
"Herkes kendi bulunduğu yerde, Gazze için elinden geleni yapmalıdır"
Manar, halkların yapabileceği çalışmalarla ilgili ise şu ifadeleri kullandı:
"Herkesin öncelikle sokağa çıkıp sesini duyurması gerekiyor. Sokağa çıkmaktan kastım anarşi değil, mitingler düzenlemek, gerekirse yardım toplamak ve yardımların ulaştırılmasını sağlamak gibi çalışmalar yapılmasıdır. Herkes kendi bulunduğu yerde, elinden geleni yapmalıdır. Dünya liderlerine değil, dünya halklarına seslenmek istiyorum. Halkların bir şeyler yapması gerekiyor. Çünkü dünya liderlerinin kimin etkisi altında olduğu az çok bellidir. Liderlere kalırsa, yaşananları zaten görüyorlar. Hatta büyük ihtimalle bu durum onların eliyle gerçekleşiyor. Yardımların ulaşmasının bile engellendiğini görüyoruz."
"Elimizden gelen en az şey bu olabilir"
Boykot siyonistlere karşı çok bir darbe olduğuna dikkat çeken Manar, "Allah yardımcıları olsun. Kalbimiz onlarla. Bu, imanın en düşük seviyesidir. Keşke elimizden daha fazlası gelse de yapabilsek. Ben örnek olarak boykot yapıyorum. Boykot başladığından beri evime deterjan, şampuan, kola gibi bazı ürünleri almıyorum. Elimizden gelen en az şey bu olabilir ama bu da önemli bir adımdır." diye konuştu.

Nurcemal Kanat
"Kudüs, Mekke ve Medine'den sonra en önemli kutsal yerimizdir"
Nurcemal Kanat, Kudüs’ün Müslümanlar için taşıdığı öneme vurgu yaparak, "Kudüs, bizim için Mekke ve Medine'den sonra en önemli kutsal yerdir. Özellikle Peygamber Efendimizin ve 124 bin Peygamberin orada namaz kıldığını biliyoruz. Bundan dolayı Kudüs çok önemli bir yerdir. İlk kıblemiz Kudüs'tür. Müslümanlar için önemli olan konu şudur. Kudüs, ezelden ebede Müslümanların toprağı olarak görülmektedir. Kesinlikle Kudüs'ten vazgeçmeyiz ve Müslümanlar da vazgeçmemelidir."
"Dünya bu konuda yeterince duyarlı değil"
Dünya kamuoyunun yaklaşımını eleştiren Kanat, "Ancak görüyoruz ki dünya bu konuda yeterince duyarlı değildir. Her şey gösterişten ibaret kalıyor. Örneğin Kudüs'e bir saldırı olduğunda bir gün konuşuluyor, ardından 100 gün susuluyor. Fakat bir konser olduğunda 100 gün konuşuluyor. Bizim elimizden gelen şeylerden biri boykota devam etmektir. israili destekleyen ürünleri almamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü israilde siyonizm anlayışı vardır. Bu anlayışın ortadan kalkması gerektiğini düşünüyoruz ki dünya daha huzurlu ve barış içinde bir yer hâline gelsin. Siyonizm dünyaya huzursuzluk ve çatışma getiriyor. Bu nedenle siyonizmin dünyadan kalkması gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu. (İLKHA)
Kaynak: 544158



HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.