İşgal rejimi ile ticaretin kesilmesini istedi, 1 yıl 15 gün ceza aldı;

İşgal rejimi ile ticaretin kesilmesini istedi, 1 yıl 15 gün ceza aldı

Aksa Tufanı sonrasında Gazze'ye yönelik başlattığı soykırım savaşı nedeniyle Türkiye'nin işgal rejimi ile ticareti kesmesi için AK Parti ilçe başkanlıklarına giderek mektup bırakan Yasemin Sürücü, hakkında açılan dava nedeniyle 1 yıl 15 gün cezaya mahkûm edildi....

Edebiyat öğretmeni olarak görev yapan Yasemin Sürücü, Türkiye'nin işgal rejimi ile olan ticaretini sonlandırması adına 8 Ağustos 2025'te önce Silivri, ardından Büyükçekmece ve Zeytinburnu AK Parti ilçe teşkilatına giderek mektup verdi. Fatih ilçe teşkilatına giderken terörle mücadele kapsamında gözaltına alınıp bir gün gözaltında tutulan Sürücü, çıkarıldığı adliyede bir yıl adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Süreç sonunda TCK 217/A (Yalan bilgiyi alenen yayma) kanunu kapsamında hakkında dava açılan Sürücü, geçen ay çıktığı ilk mahkemede savcı tarafından ceza verilmesi talebinde bulunuldu. Davanın bugün görülen ikinci duruşmasında 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırılan Sürücü, avukatının da katıldığı basın açıklaması ile karara tepki gösterdi.

Semanur Yıldız tarafından okunan basın açıklamasında, işgal rejimi ile yapılan ticarete karşı çıkanların gözaltına alınarak, haklarında dava açılarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, bunun en bariz örneğinin dava sonunda ceza alan Yasemin Sürücü olduğunu ifade etti.

Yıldız, "Bu hukuksuzluğun en somut ve en cüretkar örneklerinden biri, Bakü-Tiflis-Ceyhan hattından İsrail’e akan petrolü ve Türkiye üzerinden soykırımı besleyen enerji, lojistik ve ticaret şirketlerini teşhir ettiği için yargılanan Yasemin Sürücü'nün davasıdır. Bugün bu duruşma salonundan çıkan karar ne olursa olsun bu davanın açılabilmiş olması bile başlı başına bir garabet ve yargının araçsallaştırılmasının tarihsel bir belgesidir. Yasemin Sürücü’nün AK Parti ve MHP ilçe teşkilatlarına kapalı zarf içinde teslim ettiği mektup nedeniyle suçlandığı yargılama tam bir hukuksuzluk örneğidir. Davanın 15 Aralık tarihli iddianamesinde yer alan “tamamıyla yalan olmasa da” ve “devletin kurum ve organları tarafından yapılan açıklamalar dışında” ifadeleri, hukukun değil; tek parti diktalarının ve karanlık darbe dönemlerinin vesayetçi zihniyetinin birebir yansımasıdır. Bir yandan bilginin "tamamıyla yalan olmadığını" itiraf edip, diğer yandan bunu TCK 217/A kapsamında 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak' olarak suç saymak, hukuki bir çelişkinin ötesinde, iktidarın suçluluk psikolojisinin de açık bir itirafıdır." dedi.

Sürücü'nün avukatı Bilal Akıncı, yapılan yargılamanın hukuki olmadığını, söz konusu karara ilişkin üst mahkemeye başvuracaklarını ifade etti. (İLKHA)

Kaynak: 573339

İlgili Konular :
İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum